·393 syf.····Okunma: 20 Şubat 2020 01:05 Merhabalar.
Uzun zamanda Canan Tan okumuyordum. Yoğun ve yorucu geçen bir dönemden sonra Canan Tan okunmak iyi geldi.
Piraye Canan Tan'ın ilk romanı ve ilk çıktığı zamandan beri büyük bir üne sahip çünkü hem konusuyla hem deliyle hem Canan Tan'ın okuru romanın içine nasıl çekmesini bildiği ile alakalı birçok etmem var. Piraye bize ülkemizdeki tipik kutuplaşmaları göstermekle de kalmıyor bizi o kutuplaşmaların merkezinde taşıyor.
İstanbul'da doğup büyüyen Piraye üniversitede Diyarbakırlı Haşim ile tanışıp ona aşık olup Diyarbakır'a gelin gitmesi üzerine Batı-Doğu, gelenek-yenileşme, Aydın-Halk gibi konuların içine daha çok giriyoruz. Ee tabii aşk merkezi bir roman olduğu için duygular daha ön planda. Sosyolojik, kültürel ve fikirsel manada olan her şey geri planda kalıyor maalesef.
Tabii kendimize acıklı bir aşk hikayesinin ortasında bulduğumuz zaman gözlerimizi dolmadan okuyamıyoruz. Nasıl olsa insan doğasının temelinde duygular var -bence.
Zaten Canan Tan'ın dili çok sade hemen su gibi akıp gidiyor kitapları. Eğer siz de iyi yoğun bir dönemden geçiyorsanız veya çok ağır kitaplar okuyup yorulduysanız mutlaka okuyun.
Bu doğum günü hediyesi iyi için Miniğime teşekkürler ve Canan hocama bu kitabı imzaladığı hem de minik post modernizm sohbeti için teşekkürler. İyi okumalar.