·152 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Ekim 2020 17:38 Merhaba;
Dostoyevski dedikleri zaman şöyle bir durup düşünürüm; politik düşüncelerini ve karakterini sevmediğim halde gelmiş geçmiş en iyi kalem olmasına duyduğum hayranlık ağır basar. Okuduğum her eserinde bir kat daha değerlenir. Özellikle "Suç ve Ceza" gelmiş geçmiş ve muhakkak herkesin okuması gereken eşsiz değerde bir eserdir.
Yazar çoğumuzun bildiği gibi tüm eserlerinde insan psikolojisinin en sarp uçurumlarında dolanır ve akıl almaz çözümlemelerini kabul görmeme endişesi duymadan yazar. Dönemin Rusya'sının politik ve sosyal ortamını tüm gerçekliğiyle yansıtarak insan psikolojisinin dini, ahlaki, değerlerinin yoksulluk içindeki mücadelesini işlemiştir.
Ağır bir üslubu, uzun cümleleri detaylı betimlemeleri ve akıcı kurgularıyla okurun gerçek dünyadan uzaklaşıp hikayenin derinliklerinde dolaşmasını sağlar.
Tabi bu ağır ve detaylı anlatım bazı okurlar için yorucu ve fazla gelmesi de oldukça normal ve kabul edilebilir bir durumdur.
Bu durumdaki okurlar için tavsiyem öncelikle yazarın tarzını tanıyacağı kısa kitaplarıyla başlamasıdır. Demem o ki; yazarın en iyi eserinde başlayayım der ve Suç ve Ceza okursanız aşırı doz almış olabilirsiniz. Bu noktada kendinizi tanıyor olmanız lazım.
Kitaba geçersek, paradoksal düşüncelere boğulmuş bir karakterin iç dünyasındaki insanlık savaşını anlatan bölüm ile başlıyor ve ikinci kısımda sorunlu karakterin başından geçen bir hikayeyi anlatması ile bitiriyor yazar.
Hemen belirtmek isterim ki ilk kısım biraz sıkıcı gelebilir ama bence en değerli kısım da burası. Acımadan eleştiriyor, insanlık tarihine ayna tutuyor, kendiyle yüzleştiriyor ve bunu yaparken bir çok düşünür, yazar, şair politik kişiliklere gönderme yapıyor.
Yazar birinci kısımda okura tanıttığı yeraltı adamının "bozuk" karakterinin başından geçen bir olay ile; insanlara, hayat şartlarına hatta kendi egosuna gösterdiği tepkileriyle öyküyü sonlandırıyor. Bu öykü her türlü insani değeri barındırıyor.
Klasik severler siz zaten çıtır çerez der okursunuz.
Dostoyevski okumak isteyenler, başlamak için uygun bir kitap okuyun derim.
Yeraltı edebiyatı sevenler, Dostoyevski'nin bu eseri de size hitap ediyor.
Dostoyevski sevmem, Rusları sevmem, klasikleri sevmem, uzun cümleler beni bayar, betimleme okumam atlarım bana olay lazım, karamsar düşüncelerden sıkılıyorum şöyle aşk meşk olsun, dünya tarihinden bana ne olmuş bitmiş diyenler ve tabi felsefe sevmeyenler uzak durun
Sağlıklı günler.....
Sevgiler