·104 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Ekim 2020 20:00 Gerçek hikayeden esinlenerek can bulan 'Uçurtmayı Vurmasınlar' ile ilk olarak beyaz perdede tanıştım. Barış, gözlerini parmaklıklar ardında açan, her şeye rağmen masum kalabilen küçük bir çocuk.. Her çocuk gibi.. Beni duygulandıran hisli bir filmdi. Aklındaki her soruya cevap arayan o çocuğun 'İnci, İnci!' diye bağırışları kulaklarımda hala. Daha sonra kitaptan uyarlandığını, Barış'ın kitap sayfalarındaki kısık sesini arttırmak için sinemaya yansıtıldığını öğrendiğim bu kitabı okurken bile etkilendim. Basit bir dil, tıpkı bir çocuk saflığı gibi ama bir o kadar da tebessüm ettiren türden.. Gökyüzüne ve gönül bağı kurduğu her şeye özlem duyan bir çocuğun mektupları bunlar.. "Ak kâğıt üzerindeki kara yazılar herkese kendi düşlerini üretmenin ipucunu verdiklerinden midir nedir, resimlenmiş düşlerden daha renkli olabiliyor."