10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2020 67. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2020 12:54
Nar Ağacı Hakkında birçok şey yazmak istediğim ama ne yazarsam eksik kalacağını hissettiğim bir kitap. Sadece bir kaç noktaya değineceğim. Birincisi, sanıldığı aksine romanın kahramanları Settarha ve Zehra değildir. Romanın asıl kahramanı yazarın kendisidir. Çünkü romanın başından itibaren dedesinin ve ninesinin hikayesinin peşine düşmüş bir anlatıcı vardır. Roman içinde ismi hiç geçmez. Yol arkadaşı Yasemen'le yüz yıl öncesinden kalmış hikayeyi kovalar roman boyunca. Elinde geçmişe dair çok az şey vardır. Asıl kahraman bu fotoğraflara bakar ve o ana gider. Bu şekilde ikinci bir roman başlar. İkincisi, Nar ağacı bir dönemin olaylarına ayna tutuyor. Balkan harbi, bolşevik ihtilâli, birinci dünya harbi tarihlerinde insanların yaşadıklarını da anlatır. Üçüncüsü, ki bu en sevdiğimdir, roman tam bir kader kitabıdır. Settarhan ve Zehra'nın yollarının nasıl buluştuğunu ki yazarın tabiriyle iki ayrı nehrin nasıl kavuştuğunu anlatır. Nihayetinde nehirler birçok farklı yollardan geçerek birbirlerine kavuşur ya da birbirlerinden ayrı bir şekilde devam ederler. Yazar roman boyunca bu iki nehrin birleşeceğini bildiği halde nasıl birleşeceklerinin sancısını çeker ve içten içe birleşmemelerinden korkar. Yani asıl roman kahramanımız bu hikayeyi o kadar benimsemiş ve peşine düşmüş ki, bir parçası Settarhan'dır, diğer parçası Zehra. Sanki onlar kavuşmazsa roman kahrmanı da eksik kalacak ve belki bir daha asla roman yazmayacaktır. Oysa kader ağlarını kurmuştur. Her ırmak yolunu bulacaktır. Biri çağırmış, diğeri gitmiştir. Bu gitmek ne kadar çetrefilli olursa olsun, gelmek olduğunda her şey unutulacaktır. Nar ağacı üzerine söylenecek çok şey var. Aslında detaylı ve uzun bir inceleme de gerektirir. Ben kısaca duygularımı yazdım bu romanı ikinci kez okuduğumda. Ve hala sekiz sene önce ilk okuduğum kadar derinden etkileyebiliyor beni.
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
·
77 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.