·168 syf.····Okunma: 04 Kasım 2020 08:44 Sandman serisinin bana göre Sandman haricindeki en “cool” karakteri “Ölüm”. Filmlerde de zaman zaman “Ölüm”ü temsil eden karakterler olmuştur ama hiçbiri Neil Gaiman’ın eserindeki gibi resmedilmemiştir. Ölüm’de ilk dikkatimi çeken ise kolyesi oldu. Zira bende de bir tane var. Mısır seyahatim esnasında almıştım. Anahtar olarak satılıyordu, ben onu kolyeye dönüştürdüm. Figüratif olarak bakarsanız T harfi üzerine ekli bir yuvarlaktan oluşan bu sembol Antik Mısır’da sonsuz yaşamı ve yeniden hayata dönmeyi temsil eder ve ANKH olarak adlandırılır. Bir diğer adı da YAŞAM ANAHTARIdır. T harfi bana göre hem Tülay hem Travel çağrışımı nedeniyle anlamlı. Ankh, haçı andırabilir ama Hıristiyanlıkla bir alakası yok. Zaten sonsuz yaşamın da ölümsüzlükle bir alakası yok. Bu daha çok yaşam bilgeliği manasında. Benim bu sembolü bu kadar sevmem de bununla ilgili. Mevlana’nın o muazzam sözünde olduğu gibi “Her canlı bir gün ölümü tadacaktır ama sadece bazıları yaşamı tadacaktır.” Benimkisi naçizane, hayattayken yaşamayı bilmek. Bu kolye de onun sembolü. Dolayısıyla Ölüm’ün boynundaki bu kolye, taşıyanın adı Ölüm olsa da arkasında benim için çok daha fazlasını ifade ediyor.
Sandman serisindeki her kitap birbirinden bağımsız hikayelerden oluşuyor gibi gözükse de bazıları birbirleriyle ilintili ve bunu tüm seriyi bitirdiğinizde daha iyi anlıyorsunuz. Hatta en ilintisiz gibi gözüken de sizi düşünce ve ruh olarak bir yere taşıyor.
İlk kitaptan beri Tanrısal yetenekte gördüğüm ve “Bu nasıl bir zihin” diye iç geçirdiğim Gaiman, bu kitapta okuyucularına müthiş bir hediye verip o muazzam zihninin kapısını bize açıyor. Kitabın sonunda yer alan ve ilk hikayenin eskizlerinin bulunduğu sayfalar olağanüstü. Yaratıcılık nasıl vücut buluyor sorusunun resmi belgesi şeklindeki bu sayfaları kaçırmayın.