Yazarın okuduğum ilk kitabi idi, itabı bitirdikten sonra araştırmalarım neticesinde Mısırlı feminist bir yazar olduğunu gördüm ve diğer vurucu olduğu söylenen Havva'nın Örtülü Yüzü kitabını da okumak için sabırsızlandım geç tanışmışım, okuru öldürmekle tanınıyormuş kendisi... Sıfır Noktasındaki Kadın eseri ile hepimizi ve Firdevs'i öldürdü zaten! Ölüm ama öyle basit bir biçimde can verip apansız, acısız bir şekilde ölmek değil. Dramatik bir acıma duygusu uyandırarak da değil. Burada olan gerçekle yüzleşmek gibi sahici. Ölüm tek ve saf gerçekliktir çünkü.
Firdevs; müslüman bir ülkede doğan, ortadoğu özellikleri taşıyan tamamen erkek egemenliğinin hüküm sürdüğü din ve dini kurallar coğrafyasının ortasında bir kız çocuğu. Müslüman ülke ikiyüzlülüğü ile keskin bir adalet anlayışı olması beklenirken fahişe olması ve sonraki süreci anlatması ile kadının toplumdaki yeri ve sürekli ölümle burun buruna bir yaşamı göstermekte. Saygın olmak adına devlet memuru bile oluyor Firdevs ama bakışlar değişmiyor kadın kadın kalıyor. Bununla birlikte hepimizin bildiği sonuca bağlanıyor ve kadına iki seçenek düşüyor ya boyun eğecek ya da taviz vermeyecek. Boyun eğenleri tarih pek yazmaz geriye de Firdevs gibi taviz vermeyenler kalır. Yani kalır derken tarihte adı kalır ve Firdevsler idam edilir...
Çaresizlik iç parçalıyor ama görmezden gelinince daha da savruluyoruz. Gittikçe dibe vuruyoruz...