Roman, Adriana karakterinin çevresinde gelişen olayları anlatıyor. Bu olaylar genellikle karakterin ilişkilerinden kaynaklanıyor. Adriana iyi kalpli, güzel ve fakir bir kadındır. Eğitim almamıştır ve dünya görüşü kısıtlıdır bu durumdan ötürü kendisini aşka adamıştır ve başı sıkıştığında dinsel rahatlamalara başvurur. Talihsiz bir kaderi vardır. Mesleği temiz bir meslek olmamakla beraber toplum için küçük düşürücü sayılır ve davranışlarıyla toplumun alt kademesinden geldiğini belli eder. Karakter kendisinin de daha iyi olanaklarla dünyaya gelip kaderinin farklı olmasını diler zaten. O dönemin algısıyla her şey kaderciliğe bağlanmış ve bunu sonradan değiştirmenin pek mümkün olmadığı üzerinde durularak buna çokça yer verir.
Karakterin iç dünyası çok başarılı bir şekilde tasvir edilmiş, yazar olayları bir kadının iç dünyası ve ağzından anlatmakta çok başarılı. Günümüzle karşılaştırıldığında her ne kadar hayattan çok beklentisi olmayan bir kadın olsa da, aslında duyguların sadeliğini bize hatırlatan, zorlama ve yapay duygular yerine inandığı duygulara sıkı sıkıya bağlı olmanın verdiği bir dürüstlükle onları savunan bir kadın görüyoruz ki günümüz dünyasında bu duyguların çok hafife alındığını ve önemsizmiş gibi gösterildiğini düşünüyorum.
Kitap birbiri peşinde gerçekleşen olaylarla kendisini okutuyor. Ayrıca dili çok akıcı ve çevirisi başarılı. Konusu ilgisini çekenlerin zevkle okuyacağını düşünüyorum.