“Romeo ve Julıet” Shakespeare’nin unutulmaz romantik tragedyası. Adını hemen hemen herkesin duyduğu, dört yüz yıldan bu yana parlaklığından hiçbir şey kaybetmeyen ölümsüz eser. Birbiriyle kavgalı iki ailenin çocukları arasında doğan büyük aşk. Kin, özlem, ayrılık, nefret ve ölüm çemberinin ortasında kalan bir aşk. Fakat dikkatimi çeken bir nokta var. Romeo Julıet’i tanımadan önce Roseline’yi seven onun yüzünden bulanıma giren biriyken Julıet’i
görünce bir anda Juılet’e methiyeler düzmeye başlıyor. Böyle bir bulanımdayken böyle bir aşk yaşamaya başlaması biraz tuhaf. Daha fazla anlatmayayım.