"Dünyaya bu kadar çok söz söylemem, dünyadan başka bir şeyi olmayanlara sıkıntı verici geliyor" diyordu dinlediğim bir röportajında Şule Gürbüz. Kambur kitabı yazarın ilk kitabı, henüz 18 yaşındayken bu kitabı yazabilmiş olması inanılır gibi değil. Ve sonrasında olan kişi; Sanat Tarihi okumak, Cambridge'den dereceyle mezuniyet, viyolensel çalması ve antika saat tamirciliği, ilginç bir karakter ve bunun böyle olacağını daha 18 yaşında ilk kitabıyla gösteren bir şahsiyet. İncecik, çok hafif bir kitap fakat kelimelerin büyüklüğünden elinizde ağırlaşıyor. Belki her okuyucunun kolaylıkla içine giremeyeceği cümleler fakat bir şekle şemale koymaya çalışmadan, çabuk vazgeçmeden sabırlı okuyucusunu bekleyen bir eser. "Onlar sizin kelimeleriniz değilse, kitapta dilsiz kalıyor" diyor yazar. Ben hayatımda bu kelimelerin karşılığını çokça buldum, kambur'un gerilimi, siniri, depresifliğini damarlarımdaki kanda hissettim. Kitabı okurken altını çizmediğim, dediğine katılmadığım bir düşüncesi olmadı. Şule Gürbüz daha çok bilinmeli ve okunmalı.
KamburŞule Gürbüz