Hiçbir şey istemiyorum Hiçbir şey beklemiyorum
Hiçbirden korkmuyorum
Özgürüm ben.
Sıfır noktası neresidir? İnsan neler yaşamalıdır kendini en dipte hissetmek için? Bir kişinin başına öldürülmek dışında gelebilecek en şey nedir? Hayatın olması mıdır? Tecavüze uğraması mıdır? Sonrasında adı lekelenir çünkü değil mi? İnsanlar ne der sonra onun hakkında. Bence bir kadının başına gelebilecek en kötü şey özgürlüğünü kaybetmesidir. Bu kitap özgürlüğünün kaybetmemek için her şeyi göze alan cesur bir kadının öyküsü. Daha hayat hakkında, hiçbir şey bilmezken sünnet ediyorlar Firdevs'i. Yazarımızın kendisi de yaşıyor küçükken. Sonradan tıp okuyor ve hem kadınlar hem de erkekler için sağlığa zararlı savunuyor. "Kadınların ezilmesinin dinlediği dini tutuculuk talaşı post-modern kapitalist sistem yatıyor" diyor Neval El Seddavi. Amcasının bile ona yan gözle baktığı bir dünyada, Firdevs kendini nasıl koruyabilir ki? Kime güvenebilir? İstediği hayatı nasıl yaşayabilir, nasıl bir iş bulur, nasıl öğrenimini tamamlayabilir? İşte Firdevs duruşma yapıyor. Canını dişine takarak, bazen kendi isteklerinden vazgeçerek, türlü acılar çekerek .. Geçmişini kapatıyor bir perdeyle. "Çünkü gelecek, istediğim renklerle boyamak üzere hala benimdi. Özgürce karar vermek, istersem değiştirmek üzere hala benim .." diyor. Ben ne olursa olsun özgürlüğü için, kendi ayakları üzerinde durmak için savaşan önünde saygıyla eğilirim sadece. Keşke herkes böyle yapabilse. Eleştirmek, yargılamak yerine takdir edebilse. Yaşadıklarıyla umarım birçok kadına örnek olur.
"Erkekler kadınları aldatır, aldandıkları için de onları aşağılar, bu kadar düştükleri için onları cezalandırırlar.Sonra da ömür boyu hizmetçiliğe, gün, küfüre mahkum eder.