Puan vermedi·516 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Kasım 2020 04:42 Jane Austen bağımlılık yapıyor.
Gurur ve Önyargı'nın ardından Akıl ve Tutku'yu da okuduktan sonra aklımdan geçen hedef Austen'in her kitabını okumaktı ve elbette aynı yayınevinden. (Bir yazara bağımlı olunca kitaplarını da aynı yayınevinden alma bağımlılığı...)
Kitap alacağım sırada yeni çıkanlara göz attığımda Jane Austen-Emma görünce gözlerinden kalpler çıkan emojiye benzediğime eminim. Tereddüt etmeden aldım, iyi ki almışım.
Kitabımız biricik Emma'nın gözünden birkaç aileyle bağlantılı olarak gelişen olayları ve ilişkileri anlatıyor. Asıl tema önyargıları esas almakta. Gözümüzle gördüğümüz olayların aslında göründüğü gibi olamayabileceğini, arka planda farklı şekilde yol almış olabileceğini gösteriyor. Gördüğümüz hal ile hemen yargılara varmamamız gerektiğini açık açık öğretiyor.
Emma nasıl biri bu hikayede? Emma çöpçatanlığı seven, romantik ilişkiler kurdurmaya çalışan bir kızımız. Mürebbiyesinin evliliğinde katkısı olduğu için ve çiftin uygunluğu ile evliliklerinin gayet güzel gitmesiyle bu işte -çöpçatanlık- iyi olduğu düşüncesi pekişiyor ve bu sefer de arkadaşı Miss Harriet için aynı çabalara girişiyor. Sonra da olaylar olaylar...
Böyle tekdüze romantik ilişkiler değil tabii, renk katan o kadar çok karakter var ki... Mr. Woodhouse'ın hastalık hastası zaman zaman komik olan halleri, Miss Bates'in gevezeliğiyle bıktıran çoğu zaman güldüren halleri, Mrs. Weston (zavallı Miss Taylor)'un anne sıcaklığı, Mrs. Elton'ın 'garip'liği...
Favori karakterim ise baştan sona kadar hiç değişmedi: Mr. Knightley.
Sizin de tereddüt etmeden kitabı edinip (iyi ki diyeceğinizi düşünüyorum) okumanızı öneririm. Sağlıcakla kalın.