·274 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Ekim 2020 12:30 Bu kitap bende çok farklı duygular uyandırdı. Kitabı okuyalı uzun zaman oluyor fakat kitap beni etkisi altına aldı buna ben izin verdim kendi isteğimle kitabın etkisine altına girdim. Bu kitap beni tıpkı Harry'nin Dorian'a hediye ettiği kitap gibi büyüledi.
Herşey Basil'in Dorian'ın portresini çizmesiyle başlıyor. Basil'i ünlü yapacak bir portre, ama Basil bunu istemiyor çünkü bu güzel portreyi kendisine saklamak istiyor ve Gray'e hediye ediyor. Portrenin güzel olmasının sebebi Basil'in kendi ruhundan parça taşımasıdır. Basil resmen Dorian'a tapmakta, çünkü onun dünyalar güzeli ve temiz kalpli olduğunu düşünmekte. Fakat ilerleyen zamanlarda bizim Dorian saflığı ışıltısı sönüyor fakat portre üzerinde. Dorian her zaman genç kalıyor ta ki ölürkene kadar. Portre Dorian'ın başına bir bela olarak kendisinin dünyadaki en büyük mutsuzluk kaynağına dönüşüyor. Portre onun yapmış olduğu bütün kötülükleri ve günahları resmen onun yüzüne vurmakta. Sonuyla ilgili hiçbir şey söylemek istemiyorum.
Kitabı okurken sonunu tahmin edemiceksiniz beklenmedik bir sondu benim için son kelimeyi de okuduğumda ağzım açık bir şekilde şaşın üzgün bir şekilde kala kaldım.