Düşte sese ve ışığa koş
mak neyse, sanatta güzelin ardından gitmek de odur
7
adımız sorulursa
hem hasarı hem Hüseyin
işimiz sorulursa
her sabah ferhat
çilemiz sorulursa
hergün pir sultan
düştük sivas toprağına vaktin birinde
yağmur yağdı güneş açtı büyüdük
elledik ateşleri zorlarda zorbalarda
geçtik ateş çemberlerinden
ağndık kalın kaim
haykırdık dağ dağ
sevinmek yasakmış bize ezelden
163
Ağlasun dedikleri bir yaşlı çınar
iki kerpiç
dağbaşm da
bir tenha pınar
çocuklara yeter mısır
keçilere yetmez pırnal
185
üstümüze hüzün gibi yas gibi korku gibi elenen
(bu yaşlı şafak
ağlasun ayşafağı
ağlasun ayşafağı
379