Puan vermedi·266 syf.····Okunma: 18 Kasım 2020 17:51 Benim için kitabın başlangıcından sonuna kadar ütopya mı, distopya mı sorularının amansız bir münakaşaya tutuştuğu süreci anlatıyor bu eser. Nihayetinde distopya olduğuna karar verdiğim eserin, yazıldığı dönem itibariyle gerçekten ilerici bir görüşle ele alınmış olduğu da aşikar.
Sizin için herşeyin düşünülmüş, kararların verilmiş, yapacağınız işlerin bile siz doğmadan(labaratuvar ortamında tüplerden çıkarılmadan) önce belirlenmiş olduğu bir dünya. Öyle ki sizin yalnız kalmanız, sanat yapmanız, dini öğrenmeniz, acı çekmeniz, mutsuz olmanız, anne ya da baba olmaniz yasaklanmış. Ne yaparsanız yapin, hangi
işe layık görülmüşseniz görülün mutlu olmanız için tasarlanmış bir hayat. Eğer bunu başaramıyorsaniz sizi mutlu etmek için SOMA adında devlet tarafından onaylanmış ilaçlar kullanmak zorundasınız. Bunu reddetmeniz durumunda ise sürgüne gönderildiğiniz bir yaşam. Sonsuz mutluluk için karar verme yetinizin elinizden alındığı, haz almaktan başka bir amacınızın olamadığı tasarlanmış bir dünya.... Karar sizin. Ya kararlarınızı siz verip mutluluk kadar acı, hüzün, korku ve diğer tüm olumsuz duyguları yaşayacaksınız. Ya da bir kaç kapsül Soma alıp kendinizi yapay bir mutluluğa bırakacaksınız.