·1326 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Kasım 2020 18:33 Nietzsche, Jung ile görüşmüş olabilse idi ortaya nasıl fikirler çıkardı hayal edemiyorum. Nietzsche, bir konuşması sırasında kendisini anlayan ve soru soran bir şahsa dönerek her şeyi bırakarak peşinden gelmesini teklif etmiş, adam ise bu teklife şaşırarak kabul etmemiştir. Nietzsche bunun üzerine bu adamla hayatı boyunca asla konuşmamıştır. Jung ise, Nietzsche'nin bu teklifine muhtemelen olumlu cevap verecek, bizim de elimize güzel dialoglar geçecekti. Büyük kayıp... Bu ikilinin hayatta karşılaşma olasılığı hep büyük bir bilinmez olarak zihnimde yer edecektir sanırım. Bu ihtimal, ihtimal olarak kalmış olsa da, bu çalışma karşılaşmanın nasıl olabileceği üzerine az da olsa fikir vermektedir.
Jung, Nietzsche'yi başarılı bir psikolog olarak görüyordu. Nietzsche aslen bir dilbilim profesörü olmasına rağmen, Jung'un kendisinin böyle nitelemesinin sebebi, Nietzsche'nin insana dair başarılı gözlemler yapabilmesiydi. Örnek vermek gerekirse, Nietzsche erdem'in ne olduğunu en doğru şekilde analiz edebilmiş ilk kişidir: Erdem, insanın kendisinde fark ettiği kötülüklere bir tepkidir. Kendisindeki kötülüğü fark edemeyen erdemli olamaz, bir insanda erdem ne kadar artıyorsa kötülük de o derece artar... Şeklinde ki tanımı hem sarsıcı hem devrimsel niteliktedir. Bu ve bunun gibi tanımlamaları Nietzsche'yi insanı tanımlayanlar arasında farklı bir konuma yükseltmiştir. Bu tanımlamaları yapabilmesinin sebebi ise, -Freud gibi- kendi varlığına kendisinin dışına çıkarak bakabilmesidir.
Eser Jung'un Nietzsche hakkında verdiği semirlerden, seminerler ise temel olarak Nietzsche'nin "böyle buyurdu zerdüşt'ü" esas alınarak derlenmiştir. Jung, uzun süren seminerler boyunca Nietzsche'nin fikir ve görüşlerini, anlatmak istediklerini önüne boyuna detaylıca açıklamıştır.
Eser, Jung'un "fikren" son dönem çalışmasıdır. Jung fikri gelişmesinin son dönemlerinde mitoloji ve mistizme iyice daldığı için, Nietzsche'yi arketipik ve mitsel bir psikanalitik bakış açısı ile inceleme gayretinde olmuştur. Bunun yanında Nietzsche'nin hayat hikayesi, çocukluğu ve söylemleri çerçevesinde incelemekten de geri durmamıştır. Ama yinede dengenin tam olarak kurulduğunu söylemem mümkün görünmemektedir.
Eseri okuyucu olarak okunmaya değer kılan yegane iki unsur bulunmaktadır. Birincisi Jung'un görüş ve teorilerini yaşamış bir insan üzerinde göstermiş olmasıdır ki Jung'u daha iyi tanımamıza olanak vermiştir.
İkinci unsur da Nietzsche'nin söylediklerini anlamamızı sağlamasıdır. Nietzsche'nin zerdüşt'de çokça bahsettiği güneş, dağa çıkmak, duyulmamak, konuşmak, üst insan... gibi metaforik ifadelerle anlatmak istedikleri daha anlaşılır kılınmıştır.
Eser değerli bilgiler içermekte olup, Nietzsche ve Jung'u az da olsa tanımış olma gereksinimini mecbur bırakmıştır. Jung her ne kadar görüşlerini örneklerle bezese de çalışmayı yapan ve çalışılan şahısları tanımak okuma esnasında eseri daha anlaşılır ve faydalanılır kılacaktır.
Keyifli okumalar dilerim.