Atay'da Kadın ve Kadının Varoluşu
9/10
·479 syf.··
2020 71. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2020 15:22
" 'Tutunamayanlar' kendisinin de bana bir vesile ile söylediği gibi memleketi kurtarma günlerinde tanıdığı çevrenin alayla örülü acılı bir eleştirisiydi. 'Tehlikeli Oyunlar' ise kadın ilişkilerinin duygusal tepkilerinden ve çok boyutlu kişilik yapısından kaynaklanıyordu." Kitabın arkasında küçük bir bölümü verilen Halit Refiğ'in yazısından yaptığım alıntıdan anlaşılacağı üzere bu kitabın çıkış noktası ilişkiler ve kadındır. Bu yüzden bu incelemede Atay'ın eserlerinde kadın karakterlerinin resmedilişini Tehlikeli Oyunlar özelinde değerlendirmeye çalışacağım. İşe öncelikle Tehlikeli Oyunlar'daki otobiyografik yansımalardan bize ilgilendirenleri anlatmakla başlayabilirim. Oğuz Atay ilk evliliğini Fikriye hanım'la yapmıştı. Yapmış olduğu bu evlilik sanki Oyunlarla Yaşayanlar ve Tehlikeli Oyunlar'ın bir karışımı gibidir. Oyunlarla Yaşayanlar'daki Cemile gibi bir terzi olan Fikriye hanım yine Cemile gibi tek çocuklarına bakmak görevini üstleniyordu. Fikriye Hanım'ın tehlikeli oyunlardaki yansıması ise Sevgi'dir. Çünkü Atay da aynı Hikmet gibi, adeta kendine yarattığı kurgusal dünyada yaşıyordu ve Fikriye Hanım da aynı Sevgi gibi onu o dünyadan çıkarıp gerçeğe döndürmeye çalışıyordu. Çünkü "erkek gibi" davranıp sorumluluklarını yerine getirmeliydi. "... Bir insan istiyor karşısında, kendini bilen ve çevreye erkek gibi davranan bir insan." (Günlük-s.56) Gördüğümüz üzere Sevgi, Hikmet'in sorumluluklarını yerine getiren ve somut dünyada yaşayan biri olmasını istiyor. Hikmet'in böyle biri olmasını engelleyen/ engelleyebilecek huylarını törpülemeye çalışıyor. Tüm bu düzen yanlısı tavırları ile birlikte Sevgi, romanda karşımıza olumsuz bir tip olarak çıkıyor. Hikmet'in kurmacalarına geri dönelim... Hikmet'in oluşturduğu oyun/kurmaca dünyasında neredeyse sadece erkeklerin yer aldığını görüyoruz. Romanın başından beri açık bir şekilde olumsuz olarak gösterilen Sevgi'nin bu dünyaya girmeye (tabiri caizse) "hak kazanamaması" doğal karşılanacaktır. Ancak olumlu(ymuş gibi görünen) Bilge'nin de bu anlamda Sevgi'yle eşdeğer tutulması biraz tuhaf bir durum gibi görünebiliyor. Çünkü Bilge, "felsefe bölümü bitirmiş" olup romanda Batı kültür ve düşüncesine en yakın konumlandırılmış karakterdir. Ancak yine Hikmet'in Bilge'yi sezgisel ve mantıksız bulduğunu, hatta kimi zaman da küçümsediğini görebiliyoruz. Örneğin; "Kadınlar aptaldır albayım: sadece sevmesini ve beklemesini bilirler. Ona aptalsın diyorum. Bir de felsefe fakültesi bitirmiş. Ha-ha. Onunla alay ediyorum. Bilmezge diyorum ona. Evinde dikiş dikip koca bekleyeceğine felsefe okumuş. Fena mı etmiş? İsmi de Bilge. Ha-ha. Hiçbir şey bilmiyor." (s.279) Ancak kitaptaki tüm kadınlar gibi Bilge'yi de Hikmet'in gözüyle görür, onun zihniyle anlarız. Dolayısıyla Bilge'yi Hikmet'in bilincinden bağımsız olarak tanıyamayız. Hikmet Bilge için ne düşünürse, biz okurlar da o düşüncelerin yansımasını okuruz. Aslında buradan yola çıkarak romanda ne Sevgi'nin ne de Bilge'nin özerk bir sese sahip olmadığın çıkarabiliriz. Günlük'te Atay da bu konuya değinmiş: "Hikayeyi kısmen adam anlatıyor, kısmen başkaları. Kadın anlatmıyor. Yalnız adamla konuşuyor onu da anlatıyorlar." (Günlük-s.10) Yani Sevgi, en başından beri kendi varlığını ve düşüncelerini ortaya koyabilecek şekilde tasarlanmamıştır. Konudan çok saptım. Şimdi, Bilge'nin Hikmet'in oyunlarına dahil olamamasının bana göre sebeplerine dönelim... Hikmet, kurgu dünyasının sürekli kontrol etmek isteyen bir karakter. Dolayısıyla kurgusal dünyasında kendisinin kontrol edemeyeceği hiçbir şeyin girmesine müsaade etmek istemiyor. Mesela Bilge'nin... Bilge'nin Hikmetlere katılmak için ısrar ettiği bölümde "söküklerinizi diker, ortalığı düzenlerim" kabilinden bir şeyler söyler Bilge. Ancak Hikmet, sökük dikmek ile başlayıp her işe karışacağını düşünüyordur kadınların. Dolayısıyla Bilge'yi oyunlarına dahil etmek istemez. Bu örnek de bu konudaki düşüncemi destekler niteliktedir diye düşünüyorum. Yararlandığım kaynaklar: 1)repository.bilkent.edu.tr/handle/11693/15619 2)dergipark.org.tr/tr/pub/molesto/...
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
··
83 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.