Bu kitap öykü kitabı olarak geçiyor. Bense bu kitabı içdöküş gibi okudum. Özdenören aklına takılan her soruyu bizlere sormak için hikayeleştirmiş sanki. İçinden çıkamadığı her duyguyu kaleminden akıtmış. Adını koyamadığımız, anlatamadığımız duyguların benzetimlerini yapmış. Öyküler diyoruz, imkansız hikayeler diyoruz kimisi bir sayfa kimisi sayfalarca... Klasik 3-4 öykülük olay örgüsü olan kitaplar gibi düşünmeyin bu kitabı. Çevirdiğiniz her sayfada anlamak için çabalayacağınız cümleler cevabını arayacağız sorular karşılıyor sizi.