Çoğunlukla bir kitaptan kurtulmak ona sahip olmaktan daha zordur. Kitaplar, sanki asla geri dönemeyeceğimiz bir anın tanıkları gibi, bir ihtiyaç ve unutkanlık anlaşmasıyla tutunurlar insana.
Kentin varoşlarını sersemce adımlıyordum. Sana nerede rastlayacağımı bilmek istiyordum, seni görmeden. Seni daha önce görmemiş olduğumu, ama seni görür görmez tanıyacağımı biliyordum. Bunu sana anlatamazdım, kimseye anlatamazdım, anlatsam da anlaşılmazdı. Aşkın düğümü orda gizliydi, o şaşkınlıkta. Şaşkınlık: daha önce hiç görülmemiş olan birini görür görmez tanıma şaşkısı..