Puan vermedi·114 syf.····Okunma: 25 Kasım 2020 05:31 2013 yılında daha körpe bir üniversite öğrencisi iken tanıştım Mustafa KUTLU ile. Okumamız gereken zorunlu kitaplar listesine '' Beyhude Ömrüm'' adlı eseri ile girmişti. Nasıl sıcak, nasıl içimizden bulmuştum anlatımını, betimlemelerini, karakterlerini. Yıllar sonra tekrar karşılaştı yolumuz. Tıpkı ilk kitabındaki gibi düşündüm. Bizi yazıyor Mustafa KUTLU dedim. Kitabındaki kahramanlarla küçük bir kasabada tanışma olasılığımız çok fazla. Belki de çoktan tanışmışızdır bazılarıyla...
Sinemayı yakıp Münire ile kaçan gözü kara Ali'nin hikayesi... Böyle deyince ağırlıklı konunun aşk olduğu düşünülebilir ama hüzünlü bir hayatın içinde aşk teması eriyip gidiyor. Geriye ise kendilerine bir yurt edinememiş, kasaba kasaba gezen, hayatı yollarda geçen ve hiçbir yere tutunamayan baba oğlun buruk öyküsü kalıyor. Her sayfada yeni biri ile tanışıyoruz neredeyse. Her tanıştığımızın da kendine özgü bir hikayesi var.
Elime aldım ve bitirmeden bırakamadım. Bir günde bitti. İncecik bir kitap ama hikayesi uzun. Her sayfası dolu dolu. Her sayfası hüzün yüklü. Her sayfası biz. Her karakteri tanıdık bir sima.