Sigmund Freud der ki: “Dostoyevski olmasaydı psikanaliz biraz beklemek zorunda kalacaktı.”
Bu söz Dostoyevski’nin psikolojik tasvirleri ne derece büyük bir ustalıkla yaptığını göstermektedir.
Gelelim Suç ve Ceza incelemesine;
Raskolnikov’un iç dünyasında yapılan gezinti, diğer roman karakterlerinin tasvirlerinin ona destek oluşu, mükemmel bir eser ortaya çıkmasına sebep olmuş. Yazılalı 100 yıldan fazla olmuş olmasına rağmen okuyan herkesi sarsan, kendisini sorgulamasına sebep olan ve Raskolnikov ile beraber vicdan muhasebesi yapmaya iten bu romanı okumamak hayata eksik devam etmektir görüşünü savunuyorum.
Bir yerde okuduğum; ama şu an kaynağını hatırlayamadığım bir bilgi:
Dostoyevski Raskolnikov’un kaldığı odayı öylesine tasvir etmiştir ki, o oda duvardaki oyuğa varana kadar yapılmış ve Rusya’daki bir müzede ziyarete açılmıştır.
O oda, okurken benim de gözümde canlanmıştı.
İnsanı kimi zaman boğsa da bırakamayacağınız bir eser.