Puan vermedi·128 syf.··
2020 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2020 22:00
Kitap Zebercet isimli otel sorumlusunun hayatından bahsediyor. Otelde onunla beraber çalışan ve temizlik - yemek yapan bir kadın da var. Zebercet kadının uykusu çok derin olduğu için uykusunda kadına cinsel yakınlaşma gösterir ve yıllar böyle geçip gider. Zebercet otelden başka yurt bilmez. Otelin bir odasında doğmuş, ayda bir berbere, bir kere kârı patrona göndermeye postaneye, bir kere de otele giren çıkanı tuttuğu kağıdı polise bırakmaya gider. Sabah 5te otelin kapısını açar, gece 12de kilitler. Otel gecelik 25 liradır. İlginç misafirleri de olur kimi zaman, karı-kocaymış gibi davranan fahişeler geceyi orada geçirmeye gelirler haftada bir. Bir gün bir kadın gelir, kitabın başında ilk kez gördüğümüz. İsmini bilmeyiz. Keza Zebercet de öyle. Fırsat olmaz ismini yazmaya. Ancak ne iştir ki on senedir çalıştığı o otelde ilk kez bu ismini bile bilmediği, üstelik iki günde oteli terk edecek olan kadına bir şeyler hissetmeye başlar. Geceleri onu görerek rüyalanır. Oteldeki çalışanın yanına, o kadını düşünerek gider. Kapı çalınınca geri geldi diyerek açar. Ancak kadın geri gelmez. Zebercet perişan haldedir. Oteli kadının geleceği düşüncesiyle daha geç kapatır bazen, gelir diye daha erken açar. Onun kaldığı odayı kimselere vermez. Kadın odada bir havlu unutmuştur. Zebercet o havluyla abaza çeker. Ruhsal olarak iyi değildir. Yaklaşık 10 günün sonunda, oteli kapatıverir. Gelene odalar dolu der, telefonları açmaz. Çalışan kadın sorar "Ağa, madem kimse gelmiyor, ben yarın köye gideyim mi?" Git, der Zebercet. Ama içten içe onun da kendisini bırakıyor olmasını yedirememektedir. O gece Zebercet çalışan kadının yanına gider. Bunca zaman yaptığı şeyi bir daha yapacaktır, ancak bu sefer kadını da uyanık istemektedir. Uyandırır. "Uyandım Ağa!" der kadın, şaşkındır. "Gömleğini çıkar" der Zebercet. Kadın mecburi soyunmaya başlar. Zebercet kadına sahip olmaya çalışırken yapamaz, istediği gibi olmamıştır. Bir anda sinirleniverir, kadının boğazını sıkmaya başlar. Kadın debelenir, titrer, en sonunda can verir. Zebercet bir kadını öldürmüştür. (sf 68) Işte bu kitap Zebercetin hayatını böyle serer gözler önüne. Biz de hayran hayran nasıl yazabilmiş, nasıl bu kadar gerçekçi? Diye düşünür düşünür ahlanırız. Kitap hakkında yorumuma gelecek olursak: Gerçekten düşünce akışı tekniği okuduğum en başarılılardandı. Özellikle bazı anlarda, Zebercetin yoğun düşüncelerinde, hiç noktalama kullanılmamış olması bana daha gerçekçi hissettirdi. Kitabın net bir konusu yok, ben sonuna kadar hep daha büyük olaylar bekledim, ancak hep küçücük şeyler oldu: Zebercet içmeye gitti, içerken birinin horoz dövüşünden bahsettiğini duydu, onları takip ederek dövüş kahvesine gitti, orada bir çocukla tanıştı, onunla sinemaya gitti, kestane aldı... Ancak bu anlarda bile beni hiç sıkmadı çünkü Zebercet o kadar bizler gibi düşünüyordu ki. Beni asıl sıkan kısım Zebercetin otelin tarihini anlattığı kısımdı... O aralara serpiştirilmiş, kimin kim olduğunu asla ama asla anlamadığımız onlarca insan... Bir diyorum ha şöyleymiş, iki paragraf sonra düşüncem değişiyor. Kitap beni sırf bu otel kısımları çok anlamsız olduğu için yeterince tatmin etmedi. Bir daha okuyayım diyeceğim bir kitap değil; ancak çerezlik bir kitap hiç değil. Zamanım bol, aradan çıksın diyorsanız okuyun (ki sırf düşünce akışı için bile okunabilir gerçi) ancak bir Aylak Adam edemez bence.
Edebiyat
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
·
7 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.