Ana karakter, Xu Sanguan'ın başından geçen ömür öyküsüdür diyebilirim. Bu kitabı üniversiteyi kazandığım aylarda okudum. Henüz tam olarak alışmamıştım....... Oh!!
Xu Sanguan'ın öyküsü birinci ağızdan aktarılarak karşımıza çıkmıştır. İlk sayfalarda, Sanguan'ın konuşma tarzından rahatsız olsam da alıştım.. İnsan neye alışmaz :}! Yaşam tarzını benimsedim ve o zamanlarda benimsenilen düşünceleri hissettim. 'mahalle karısı' olarak tasvir ettiğim eşini ve tüm o açık olan karakterlerin her birini romanın sonuna doğru sevmeye başladım. Çünkü gerçekçi bir rahatsızlık vardı karakterlerin üzerinde. Hareketlerinin bir açıklaması yoktu, bu yüzden çok çok sinirlendiğim zamanlar oluyordu.
Kitap Sanguan'ın kan satarak para kazanmanın nasıl olduğunu anlamasıyla başlıyor ve kitap ilerledikçe yine Çin hükümetinin zor yıllarda hayatta kalmaya çalışan bireyleri anlatılıyor, aslında Çin yazarlara ilgiliyseniz her yazarsa bu dokunuşu görebilirsiniz. Mesela Mo Yan... Ona genç olduğu ve bu devirde hiçbir şey yaşamadığını söyledikleri için yine devrim günlerinden bir roman çıkarmıştı bknz: kızıl darı tarlaları.
Her neyse... Burada demek istediğim bu devrimin aslında ne kadar zorlu yıllar olduğu ve insanların bunları nişane olarak göğüslerinde taşıdıkları. Onlar kendi geçmişlerini de geleceklerini de kucaklıyor!!!
....
Bu sayfaların her birinde aile kavramını yeniden yaşıyorsunuz. İnsana başka bir bakış açısı kazandırıyor diyebilirim. Ve siz okumak istiyorsanız okuyabiliyor, olayın içine giriyordunuz, yoksa peh! Yu Hua'da zorlama yoktur!! Beni etkileyen sahnelerden birini söylemek istiyorum... AMA SÖYLEYEMEM. Çünkü başlı başına bir spoiler dalgası olurdu...
Öhöm. Kısacası okumanız gereken bir kitap, ve mn, kesinlikle başkasından ödünç almayın. Bu elinizde kalması gereken bir kitap.. (abarttım evet.)