Madame Bovary, her kanat çırpışında küçülen kafesi altında ezilen bir kadının öyküsü.
Baktığımızda pek çok insan onu ahlaksızlık, edepsizlik ve itaatsizlik ile suçlayabilir.
Okyanuslar içinde kabarırken bir avuç suya sığmaya çalışan bir su dalgasıdır Emma Bovary.
Problemlerle yüzleşmek yerine kaçmayı tercih etmiş ürkek bir yürek.
Onu bencillikle suçlayanlar her şeyden habersiz standart bir karakter profilini diktadan başka bir şeyi hedeflemezken Emma’nın arzularını pek tabii başka kelimelerle tanımlamayı seçerler.
“Başına buyruk olmanın verdiği zevki, bu zevki daha da tattıkça, yalnızlığını artık eskisi gibi çekilmez bir şey saymıyordu.”