Gönderi

"Küçük bir oğlanken, annen senin için neyin doğru olduğunu senden daha iyi bildiği zaman nasıl öfkelenirdin, hatırlamıyor musun? Böyle bir davranışın çocuklar karşısında bile nereye kadar haklı gösterilebileceği gerçek bir sorun. Felsefi bir sorun bu, ama felsefe çocuklarla ilgilenmiyor. Bu konuyu, hiç de doğru bir biçimde ele almayan pedagojiye bıraktı. Felsefe çocukları unuttu," bana bakarak gülümsedi, "bazen benim sizleri unuttuğum gibi geçici bir süre için değil, sonsuza dek unuttu." "Ama..." "Ama yetişkinler sözkonusu olduğunda, bir başkasının onlar için doğru bulduğunu, kişinin kendisi için doğru bulduğu şeyin üzerine çıkarmayı haklı gösterecek hiçbir gerekçe düşünemiyorum." "Daha sonra bizzat o kişi de bundan mutluluk duyacak olsa bile mi?" Başını, "hayır" anlamında salladı. "Burada mutluluktan değil, onur ve özgürlükten konuşuyoruz. Sen daha küçük bir oğlanken bile aradaki farkı biliyordun. Annenin daima haklı çıkması, seni avutmuyordu."
Sayfa 119·Kitabı okudu
·
8 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.