Hamlet öyle olaylarıyla sürükleyen bir kitap değil; daha çok insanın kendi içinde kaybolmasını anlatıyor. Hemen harekete geçmek yerine sürekli sorguluyor, emin olmaya çalışıyor, plan kuruyor, vicdanını tartıyor. Her seferinde “biraz daha bekleyeyim” diyor. Bu bekleyiş yüzünden:
- Masum insanlar ölüyor
- Sevdiği kişiler zarar görüyor
- Ve en sonunda kendisi de kaçınılmaz sona sürükleniyor
Yani Hamlet aslında yanlış yaptığı için değil, doğruyu geciktirdiği için kaybediyor.
Okurken şunu fark etmişsinidir: İnsan bazen neyin doğru olduğunu biliyor ama yine de yapamıyor, çünkü korku, şüphe ve düşünmek onu durduruyor. Hamlet karakteri bana şunu gösterdi: fazla analiz etmek insanı güçlendirmiyor, aksine felç edebiliyor. Zaten eserin en çarpıcı sorusu da bunu özetliyor: “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu.” Bu kitap bana, hayatta sadece düşünmenin yetmediğini, bazen risk alıp harekete geçmek gerektiğini öğretti. Çünkü geciktikçe her şey daha karmaşık hale geliyor ve sonunda doğru olanı yapmak bile işe yaramıyor. Kısacası bu kitap, insanın kendi zihniyle nasıl kaybettiğini anlatıyor.