Gönderi

10/10
·704 syf.··
2020 69. kitabı
Burada amacım bir klasik roman olmasına ve kalın cüssesine bakılarak korkulan canım Budala'nın aşırı derecede sürükleyici bir kitap olduğunu bir nebzede olsa sizlere anlatmaktır. Kitap boyunca olaylar hiç bitmez ve sürekli, hızlı bir akış halinde devam eder, size nefes alıp dinlenmek için vakit bırakmaz. Gerilmelerle ve boşalmalarla yüklü bir psikolojik gerilimdir adeta. 19.yy ortalarında, Petersburg'da Sara hastası bir gencin merkeze yerleştiği bir dünyada dürüst ve açık bir insan olarak yaşamanın zorluklarına değinirken, aynı zamanda toplumun ne kadar da ikiyüzlü bir sistem üzerinde ayakta durduğunu gösteriyor Dostoyevski. Ve böyle bir dünyada dürüst olmak o yozlaşmış insanlara göre 'budala' olmaktır diyor. İsa ahlakının bir yansıması olarak oluşturulmuş, Peygambervari özellikler atfedilmiş sara hastası baş kahramanımız Prens Mişkin'in yaşamı kendi iç dünyasını seyre dalmakla geçer. İnsanlarla her türlü alışverişten arınmıştır. Prens tam bir saflık ve masumiyet içerisinde olup, dünya nimetlerinden ve hırslarından kopmuş bir hal üzerine yaşar. Her şeyi ve herkesi sevmekten başka bir şey gelmez elinden. "Niyetim bütünüyle güzel bir insanı anlatmaktır." diyor Dostoyevski. İyi ve güzel olmanın budalalık olarak görüldüğü dünyada yazar, Prens Mişkin gibi doğruluk üzerine olmanın mümkün olduğunu bizlere gösteriyor.
Edebiyat
BudalaFyodor Dostoyevski · Timaş Yayınları · 201931,5bin okunma
·
6 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.