Puan vermedi·516 syf.····Okunma: 30 Kasım 2020 20:31 Masumiyet Müzesi okuduğum her an , hikayenin geçtiği tarihe , Kemal ve Büyük aşkı Füsun’un İstanbul’da ayak bastığı her cadde ve sokağa , gittikleri her sinema , restaurant ve pastaneye , birlikte yüzdükleri sahile , birlikte vakit geçirdiklere her yere , Kemal’in büyük aşkı Füsün’un yokluğunda sığındığı iç dünyasına , kimi zaman eğlenceli , bazen hüzünlü , ama çoğunlukla acılar içinde yolculuğa çıkmış gibi oldum . Her insanın bir hikayesi olmadığına inanırım . Bu hikayenin ortaya çıkmasındaki etkenleri düşünmenize gerek bile bırakmıyor Kemal’in karakterist yapısı . Alışıla gelmiş bütün toplumsal davranış ve düşünce kalıplarını kabul etmeden yaşamayı seçmesi , aldığı her kararı kendi öz benliği ve bilincinde olarak alması , zamanla ortaya çıkan kendisine ve Büyük aşkı Füsun’a ait bütün değerleri bütün herşeyin üzerinde tutması ve her koşulda savunması çok büyük bir davranış örneğidir ve insanların çok nadiren karşılaştığı bir insan modelidir . Okurken insanın iç dünyasının çok derinliklerine kadar inebilecek bu hikayenin , ne kadar sıradışı ve özel olduğunu her anında hisseden ve bilincinde olan hikayenin sahibi Kemal’in , Büyük aşkı Füsun’la başlayan hikayesini bütün dünya insanlarına ulaştırması için son yıllarını da gene büyük aşkı için harcaması sadakatının zirvesidir . Orhan Pamuk bu romanıyla aşkta çıtayı çok yukarı taşımıştır . Gerçek hayatın içinde böyle hikayeler yaşanmışmıdır bilmiyorum ama bundan sonra yaşanacağına ihtimal vermiyorum . Özellikle de kendilerini ilişki yaşamaya hazır hisseden , aşkı arayan Genç Kadınlar bu romanı vakit kaybetmeden okumalıdır . Bir erkeğin sevdiği zaman , aşık olduğunda ne olduğunu , ne yaşadığını , ne hissettiğini , nasıl davrandığını konusunda çok fikir sahibi olursunuz . Okuduğum en muhteşem kitaplardan bir tanesiydi ve en etkili romanların zirvesine koyuyorum .