9/10
·201 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2020 11:30
Sokrates hayatı boyunca eser bırakmamış bir düşünürdü. O, hayatını daha çok insanları erdeme yöneltmekle geçirmiştir. Birçok öğrencisi olmuştur. Daha sonra öğrencileri tarafından diyalogları kitaplaştırılmıştır. Kitabın ana konusu, Sokrates’in düşüncelerini, fikirlerini okuyucuya aktarmaktır. Dilin yer yer anlaşılması zorlaşsa da bu, Sokrates’in düşünce dünyasından kaynaklanıyor. Sokrates, bir tezi savunurken veya kanıtlama çalışırken benzer ve tanıdık kabullere gönderme yapıyor. Zaten kabul görmüş düşünceleri onaylattıktan sonra buradan yola çıkarak savunduğu tezin de kanıtını yapıyor. Benzetmeleri kavrayabilmek, aslında tezin anlaşılmasını kolaylaştırıyor. Çoğunlukla akıcı bir diyalog süreci içerisinde, Sokrates’in fikirleri irdelenerek açıklanıyor. Akıllarda soru kalmayana kadar devam eden bir doğurtma yöntemi içerisinde okur da, kendisini o diyaloglara katılmış, sorularının cevabını birer birer alıyormuş hissi yaşıyor. Kitap bölümleri arasındaki bağlantı, baştan sona bir sürecin ürünü olması yönünden bağlantılı ilerliyor. Sık sık Atina kültürüne ve inanışlarına bağlı konuşmalar geçiyor. Bu kültüre ve inanışlara yabancı olmak konuyu okuyucunun zihninde biraz dağıtabiliyor. Ancak bu kavramlar kitabın son sayfalarında dipnotlar şeklinde açıklandığı için, zihin karmaşası kolayca ortadan kaldırılabiliyor. Kitap için kullanılan tek kaynak, Platon’un, hocasından dinledikleri ve duyduklarından ibaret. Sokrates’in fikirlerinin anlaşılması, hayata bakış açısının tanınması açısından önem arz eden bir eser olarak karşımıza çıkıyor. Kitap dört bölümden oluşuyor. EUTHYPHRON, SOKRATES’İN SAVUNMASI, KRİTON ve PHAİDON. Önce yazarın hayatı ve eserleri sırayla tanıtılıyor. Giriş kısmındaki bu tanıtımlar kitapların kısa bir özeti niteliğinde. Özetlere, okuyucu merakta bırakacak şekilde değinildiği için eser, merakla okunuyor. Sokrates’in ruh beden anlayışı, ruhun ölümsüzlüğü, ölümden sonra ki yaşam, erdemli yaşamanın gerekliliği gibi konular kitabın merkezinde yer alıyor. Savunma bölümünde ise en çok dikkat çeken konu, bilginin kolay kazanılamadığı, insanların kendini bilgili sanarken aslında ne kadar bilgisiz olduklarını anlatması ve kanıtlamaya çalışması gibi konular olarak karşımız çıkıyor. Kitabı bitirdikten sonra insan da, bilgi öğrenmekten daha zor ve önemli olan şeyin, kendini bilmek olduğu düşüncesi doğuyor. Bir insanın bunu anlatmak için harcadığı ömrünün kıymeti ve kavuştuğu son, adaletsizliğin sonuçlarının ne kadar acı olduğu gerçeğini hissettiriyor. Ancak idamından hemen önce Sokrates’in de değindiği fikirlere inanan bir kimse için en acı sonun erdemsiz, hırslar peşinde ve boşa geçmiş bir ömür olduğu gerçeğinin görülmesi hiç te zor değil. “Ölümden sakınmak o kadar zor değildir, zor olan kötülükten sakınmaktır, çünkü kötülük ölümden daha hızlı koşar. Yaşlı ve ağır olan ben, ağır hareket eden ölüme yenildim, hızlı ve kötü olan suçlayıcılarım ise daha hızlı olan kötülüğe yenildiler. Şimdi ben, sizler tarafından ölüme mahkum edilerek buradan ayrılırken, onlar doğruluk tarafından fesatlık ve haksızlığa mahkum edilerek ayrılıyorlar.”
Felsefe
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202064,8bin okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.