·626 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Aralık 2020 23:58 Jane, hem öksüz hem yetimdir. Dayısı da ölünce yengesi ve kuzenlerinden başka ona bakacak kimsesi kalmamıştır. Ancak onlar da Jane’e sevgi ve şefkatle yaklaşmak yerine Jane’i hor görürler. Jane ise küçük yaşına rağmen ona yapılan haksızlıkların farkındadır, başkaldırışı ta o zamandan vardır. Jane on yaşındayken yatılı okula gönderilir, orayı sever ve çok çalışır. Şartların zorluğu, okulun imkansızlıkları onu yıldırmaz, çünkü artık etrafında onu seven insanlar vardır. On altı yaşında aynı okulda öğretmenlik yapmaya başlar. On sekiz yaşına geldiğinde, hayatında yeni bir heyecan arayarak gazeteden bir iş bulur. Yedi sekiz yaşlarında bir kıza mürebbiyelik yapacaktır. Mürebbiye olarak çalışacağı konağın sahibi Edward Rochester isminde, otuzlarının sonunda bir adamdır. Kısa süre sonra Jane ve Edward arasında bir arkadaşlık başlar. Jane Edward Rochester’a aşık olmuştur.
Roman Victoria Dönemi(1837-1901)’nin başlarında, İngiltere’de geçiyor. Victoria Dönemi’nin oldukça önemli bir eseri. Olaylar Jane’in dilinden anlatılıyor. Jane karakterini çok çabuk benimsiyorsunuz. Jane’le beraber siz de heyecanlanıyor, o birine veda ederken siz de ediyor, o huzura kavuştuğunda siz de huzura kavuşuyorsunuz. Uzun bir roman olmasına rağmen öylesine akıcı ki nasıl bittiğini anlayamıyorsunuz. Roman Charlotte Bronte’nin yaşamından da izler taşıyor. Erkek egemen toplumda kadınının başkaldırısına yer veren, zinciri kıran bir roman. Gerek öyküsünün
güzelliği ve verdiği mesajlar, gerek üslubundaki incelik bakımından bir başyapıt.