446 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Aleksey Maksimoviç Peşkov, genel olarak bilenen adıyla Maxim Gorki... Rus yazarlarıyla kıyaslama yapmak ne kadar yanlış da olsa benim yazarım Gorki' dir. Gerek yaptığı tasvirler gerek toplumuna eleştirel bakması ve en önemlisi de hayatını yoksulluk içinde geçirmesi, realizmin dibini mürekkebiyle sıyırması beni kendisine yeterince çekmesine neden olan temel özellikler arasındadır. Bilindiği üzere "ekmeğimi kazanırken" adlı romanı, çocukluktan gençlik yıllarına geçtiği zaman dilimini kapsamaktadır. Toplum içinde her daim hor görülen, dışlanan, itilip kakılan bir karakteri anlatır. Gemicilikte aşçı yamağı olarak çalışmaya başladığı sırada, ustasının kitaplara düşkünlüğü ve Gorkiye zorla sesli olarak kitabı okutturmasıyla başlar öğrenme aşkı. Bugün Gorkiyi okuyorsak bunu o aşçıya borçluyuzdur aslında. Aleksey kitabı okudukça aydınlanır ve aydınlandıkça Nietzche' nin üstün insanına, Dostoyevski'nin "Budala" sına ve yer altı edebiyatının önde gelenlerinden Tezer Özlü Varoluşçu ideasına dönüşür. Zaten Gorki' de Tezer Özlü gibi intihar girişiminde bulunur (Aralık 1887). Aslında bu kitap bana her zaman inanadığım bir düşüncemi teyit eder niteliktedir. Fazla entelektüel birikim mutsuzluk getirir. Tabiki bu düşüncem beni öğrenmekten alıkoymayacak. Her ne kadar bu korkunç gerçek yüzünü yarı saydam bir pencereden gösterse de...

Not: Gorkiyi anlamak için "çocukluğum" , "ekmeğimi kazanırken" ve "benim üniversitelerim" adlı kitap sırasını okumanızı tavsiye ederim.

İyi okumalar...