Gönderi

Puan vermedi·196 syf.··
2020 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2020 01:43
Dikkat bu inceleme olumsuz fikirler içerir(!) Livaneli’nin belki de en siyasi kitabım dediği alegorik eseri #SonAda, isminden de anlaşıldığı gibi bir ada hikayesi. Herkesin uyum içinde(?!) yaşadığı, şaşılacak derecede sakin, sessiz, güvenli ve huzurlu bu yere, bir gün eski bir devlet başkanı gelir ve tüm dengeler değişir. Değil mi ki biz bu hikayeyle ezelden tanışığız? Kesilen ağaçların altında, güneşten kızmış taşların buğusu yüzümüze vuruyor her gün, yerinden ettiğimiz martıların çığlıkları kulaklarımızda uğulduyor, düzenini bozduğumuz tabiattan dersimizi aldığımız da oluyor zaman zaman... Her metafor karşılığını buluyor gündelik yaşantımızda. Her şey basit ve sade. Peki bu kitap bize neyi anlatıyor? Bir kurgu okuyucuya dil, içerik, uslüp, karakter, mekan vb. bakımdan bir şey katmıyorsa sadece “okumuş” oluruz. Fikir çok güzel, belki anlatılmak istenen ufak tefek şeyler de “ben buradayım” diyor fakat duymakta güçlük çekiyoruz. Adada yaşayan kırk hane var fakat bu kırk hanenin oluşturduğu topluluk adeta üç beş kişiden bahseder gibi aza indirgeniyor. Ana karakterler yapılanlara bazı tepkiler veriyor fakat kişilik analizleri o kadar az ki ‘herhangi biri’ gibi, ete kemiğe bürünmekten acizleniyor. Mekan kurguları yok denecek kadar az, gündelik ada hayatına dair pek de fikir sahibi olamıyoruz. Livaneli’nin kitaplarında konuyu hep çok beğenirim fakat kendisi detaya inmeyen kabaca anlatımdan, basitliğe kaçan bir üsluptan ileriye bir türlü gidemiyor zannımca. Bu yorumunu yapmak benim için oldukça zor oldu. Gerek 1000Kitap1000Kitap, gerek instagram hesapları olsun hiçbir yerde kitaba dair eleştirel bir yaklaşım görmedim. Çoğunluğu ufak özetlere kaçan kitap yorumlarına büyük beğeniler iliştirilmiş. Hep çok korktuğum bir şey vardır, birilerinin okuma şevkini kırmak. Fakat edebiyat eleştirisi bizi hep daha iyiye götüren bir yoldur bu yüzden hep derim ki, “benim fikrim bu, sen de oku, gel tartışalım.” Tartışmayı da, sorgulamayı da pek severim. Fikirlerinizi merak ediyorum, yoruma yazarsanız çok sevinirim. Sevgiler.
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362bin okunma
·
19 Gösterim
1 Yorum
Iyi bir kitap dili sade,akici surukleyici olmali, okuyucunun merakini uyandirmali ve birseyler katmali.Livanelinin kitaplarinda bu fazlasiyla var. Ama bu sitede ve diger edebiyat sitelerinde şisirilen A.Fawer bazi yazarlarin karmasik dille okuyucunun aklini karistirmaktan oteye gitmeyen amacsiz kitaplar var..
Nazlıcan Apaydın
Gönderi Sahibi
‘fazlasıyla var’kısmına pek katılmasam da zaman zaman kurgusunu beğenirim, akıcı da gelir. Özellikle Serenad’ı çok severim. Fakat bazen derinlere inmekten çekindiğini düşünüyorum. Bahsettiğim ‘karmaşık dil’ de değil halbuki. Karakterleri tanıyamamak, mekana hakim olamamak vb. bahsettiğim yüzeysellik...
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.