Puan vermedi·61 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Aralık 2020 01:23 Sayısız güzellik doğar da her günde,
Birini sevmek için bir ömür yetmez.
— Faruk Nafiz Çamlıbel
Hayat zaman nehrinde akarken,
güzel-çirkin, iyi-kötü, hayır-şer…
beraber yuvarlanıyor. Geceleri
sevmesek de taze sabahlara gecelerden geçip
çıkıyoruz.
Her daim dualarımız “tüm şerlerden,
kötülüklerden uzak, her türlü hayırlara yakın
olmak” için. Fakat her şey yerinde güzel, yerin-
de anlamlı. Erken öten horoz da, zamansız
açan çiçek de görmek istemiyoruz. Hayatın bir
akışı, bir ahengi var. Bunu görmemiz ve anla-
mamız gerek.
Geceyi, depremi, ölümü, hastalığı, ayrılığı
sevmesek de bunların olmadığı bir dünya
hayalden başka bir şey değil.
Evet bunlara engel olamayız fakat tedbir
alabiliriz. Hatalarımızdan dersler çıkarabiliriz.
Deprem dışımız kadar içimizde de bir şey-
leri değiştirmeli. En başta da düşüncelerimizi
ve işlerimizi.
Dua ediyoruz ancak eksik bırakıyoruz. Dün-
yaya bakan işlerde sadece dilde dua yetmez;
fiilî dua lazım, çalışarak gerekli tedbirleri alarak
dua yapmak lazım. Hz. Ali’nin devesini duayla
iyileştiremediğini söyleyen birisine, “Duana
katran kat” diyerek ilaç da kullanması gerekti-
ğini bir espriyle söylemesini hatırlayalım.
Biz iki yerde hata ediyoruz: ya çalışmadan
sadece dua ediyoruz, olmuyor; ya da çalıştığı-
mız zaman gücümüze, elimizdekine güveniyo-
ruz, yine olmuyor. Doğru olanı, elinden gelen
her şeyi yaptıktan sonra sonucu yaratacak olan
Allah’a güvenmek, sonucu Ondan bilmek. O
zaman tevekkül etmiş oluyoruz. Burada duanın
yeri, çalıştıktan sonra. Ne demişler: tedbirsiz
tevekkül tembelliktir. İlave edelim; tedbirsiz dua
eksiktir.
•••
Depremler, salgınlar, yanlışları da yıkmalı.
Yoksa bu acıların sonu gelmeyecek.
Değiştirmeli bizi yaşadıklarımız, içimizden
dışa doğru.
Önce aramızdaki fay hatlarını tamir etmeliyiz.
İyilikleri, güzellikleri, işimizde çalışkan ve
dürüst olmayı, haksızlık yapmamayı ve haksızlı-
ğa uğramamayı, sağlam zeminlere oturtmalıyız.
Bizi bir arada tutan muhabbet kolonlarını
onarmalı; kestiğimiz kolonları yerine koymalıyız.
Artık hatalarımızın altında kalmamalıyız.
İzmir depremi bir yandan ne kadar güvensiz
bir zeminde olduğumuzu gösterirken, diğer
yandan da güvenecek bir merciye ihtiyacımızı
bu vesileyle de gösterdi.
İnsan bir sebeple dünyaya geliyor, bir sebep-
le de gidiyor. Ahireti bilmek ise giden yakınla-
rımızın ardından en büyük tesellimiz. Rabbimiz
tüm geçmişlerimize rahmet eylesin. Hepimizi
cennetinde buluştursun. Amin.