·232 syf.····Okunma: 07 Aralık 2020 00:45 Tatar çölü; birbirinin aynı sürüp giden günlerin, zamanın rüzgârına kapılıp hızla tükenen senelerin, farkında bile olunmadan solan, tekdüze, yavan ve solgun ömürlerin kısa bir tasviri...
Beklentiler, beklentilerimiz... Hayattan umduklarımız, Tatar Çölü'nde parlayıp sönen, bir kaybolup bir geri gelen ışık hüzmelerine benziyor tıpkı. Kimi zaman uzakta hafifçe titreyen, kimi zaman hareketsiz, kimi zaman sisler içinde yitip giden o solgun hüzmeler kutsuyor, yüceltiyor varlığımızı.
Yüzümüz ve ruhumuz Tatar Çölü'ne dönük. Saplantılı bir biçimde tutkunuz.
Bir şelaleden hızla dökülen sular gibi kayıp giderken ömür, farkına bile varılamayacak bir büyü içinde buluyoruz kendimizi: Tatar Çölü'nün kıyısında...
Her beklentiye cevap verecek kadar engin, her hayal gücünü besleyecek kadar sakin ve her sıra dışılığı sunacak kadar durgun olan bir yerde...
Tatar Çölü belki sevilmeyebilir, beğenilmeyebilir. Ama unutulmamalıdır ki, Tatar Çölü yaşadığımız hayatın kendisinden başka bir şey değildir.
Belki de bu hayatta anlatılmaya değer olan hikâyeler, en rutin ve en olası olanlardır.
İyi okumalar...