Gönderi

10/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2016 100. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2016 00:00
Anne Frank, sadece ailesinin mensup olduğu din yüzünden tanıklık ettiği savaşı kendi cümleleri ile günlük tarzında not alıp, bizlere ulaştırmayı başarmış... Oysa günlüğüne yazdıklarını kimsenin okumayacağından o kadar emindi ki... On üç yaşındaki, Anne Frank, 1942 yılında çıkan savaşta ailesi ve dört farkli kişi ile birlikte kaldiğı Arka Ev diye isimlendirdiği bu küçücük alanda üç yıl geçirip; diğer herkesten daha güçlü bir psikolojiye sahip olduğunu bilmese de kendini yalnız, sevgisiz ve anlaşılmayan olarak özetleyerek, günlüğüne bakış açısını yalın bir şekilde yazmaya çalışmış. O çok iyi tanıdığını zannettiği ailesini aslında ne kadar az tanıdığını ve onlardan ne kadar uzak olduğunu defterine yazmakta sakınca görmemiş... Her şeyleri kısıtlı ve tutsak hayatı yaşayan bu insanların direnme gücünün, korkularının, davranışlarının ne kadar kısa bir sürede bozulduğunu ve savaşın o kanlı, doymak bilmez ellerinin insan üzerindeki yıkıcı etkisine şahit olmak, okurken bile özgürlüğün kutsallığının her şeyden daha kıymetli olduğunu düşündürüyor... Anne Frank on üç yaşında olmasına rağmen insanları gözlemlerken, kendi içindeki çelişkileri de keşfetmek için uğraşıyor... Savaşın kanlı yüzünü bir çocuğun duygularıyla okumak inanın hiç kolay değildi...
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20178,8bin okunma
··
252 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Nurhan Işkın
Gönderi Sahibi
Büyükler savaşı çocukların gözünden görebilseydi acaba yine de bu kadar kana aç olurlar mıydı? Biraz hoşgörü olsa, karşı tarafında insan olduğunu kabul etmenin yüceliği gösterebilsek ne kaybederdik ki dostamisc...
Nurhan Hanım incelemenizi okurken, cümleleriniz savaşın çirkinliğini, barbarlığını ve aynı zamanda yakın bir geçmişi konu eden, içim sızlayarak okuduğum Zlata'nın Öyküsü adlı romanı anımsattı. Savaş ve beraberinde getirdiği, yaşattığı çirkinlikler, çok şeye olduğu gibi en çok da çocukların o küçücük hayallerle dolu dünyasında onarılamaz tahribatlara yol açıyor. Buna rağmen, biz büyükler, her gün mangalda kül bırakmadan, savaş çığırtkanlığının birer tellalı, maşası gibi veryansın telaşların peşindeyiz hiç düşünmeden hem de. Güzel incelemeniz için teşekkür ediyorum, yüreğinize sağlık.
Dünya çapında en çok okunan ve satılan kitaplardan birisi.Aslinda bir gunlukten çok Hitler almanyasinin birinci elden tanığı.Uzun zaman önce satın almıştım hala okuyamadim herkesin okuması gereken 1kitap.
Bilakis, çok kazanırdık, ama ne yazık ki dünyanın kazanı hiç de düşündüklerimiz gibi kaynamıyor Nurhan Hanım, ne yazık ki.