Puan vermedi·124 syf.··
2020 60. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2020 18:24
“Babam öldü. Dün bir geyik avladım. Ne diyebilirim?” Şeklinde Camus’un Yabancı’sı gibi başlıyor kitap. Babasının ölümünden sonra bisikletiyle ormanda dolaşırken düşen Doppler, bir aydınlanma yaşar ve her türlü düşünceden ve insandan uzak ormanda tek başına yaşamaya karar verir. İnsanlardan hoşlanmadığını , onların yaptıklarından hoşlanmadığını fark eder. Annesini vurduğu bir geyikle dost olur bu ormanda. Vermek istediği mesajla( var olan hiçbir şeyin sahibi biz değiliz, her şeyin alınıp satılamayacağı vs.) belki güzel bir şeyler anlatmak istemiş ama açıkçası ne önerdiğini de pek anlamış değilim. Kolay okunabilir basit bir dili var. Tanıtım bülteninde “başka dillerden tutunamayanlar’a da yoldaşça bir selam çakıyor.” Denmiş. Kıyas etmek bile mümkün değil. Hoş olmamış bu durum. Kişi başına düşen milli gelirin en yüksek olduğu Norveç’te her şeye isyan etmek kolay olsa gerek. Zordur orda bir tutunamayan olmak:) Sanırım yazar da hiç bir sıkıntı yaşamadan hayatlarını idame ettiren Norveçlilerin bu burjuva hayatlarına karşı bir başkaldırı içerisinde. Bu başkaldırıyı mizahi bir şekilde yapıyor. Fakat akla karşı, aptallığa karşı, çalışmaya karşı, okula okumaya karşı. Ne önerdiğini anlamak için belki de seriye devam etmek lazımdır. Belki de önermiyor. Sadece anlaşılmak istiyordur. Kim bilir. Keyifle okunabilecek bir eser yine de.
Edebiyat
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,7bin okunma
·
14 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.