Aşk nefret gibi değil ama. Fazlasıyla göreceli bir şey. Varlığı ve yokluğu kesin denilecek bir şey de değil gibi. Bilimsel açıdan da ele alınır hormonlarla da açıklanabilir. Çok zihnimizi aşan bir konu olduğunu düşünmüyorum, ki bu aşk kavramını tanrısal bir boyuta taşımak olur. Ama aşk ister mantık olsun, isterse hormonlarla alakalı olsun bir seçim meselesi de olabiliyor daha çok. Çünkü bu kavram üzerine gelecek kurulduğu için aşık olabileceği kişiyi bile beynine şartlayabiliyor insan. Herkesin aşk kavramı bile birbirinden bağımsız. Ama nefreti seçemezsin ki. Birisinden kötü bir enerji alırsın nefret edebilirsin, sevmediğin şeyleri yapıyordur yine nefret edebilirsin. Ama birisinden nefret edeceğim diye düşünüp nefret etmekl olmaz ki. Nefret edilecek insanı seçmek gibi bir şey olamaz. Aşk gibi değil, bu mı ya diye sorgular herkes ama bu nefret mi diye sorgulayamaz insan. Bilir ki o gerçektir ve nettir.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.