Sözlerime geçen seneye kadar konusunu dahi bilmediğim bir kitabı şimdi ezbere bildiğimi söylemekle başlamak istiyorum. Stefan Zweig her zaman severek okuduğum yazarlardan birisi oldu. Kitaplarının bir çerez misali kısa olması fakat binlerce sayfa yazsam anlatamayacağım düşünceleri barındırması beni her zaman büyük bir hayranlığa itmiştir. Satın alırken "eğer bu yazarsa tereddüt etmeme gerek yok" dediğim kişilerden birisi olduğunu da yazmadan geçemeyeceğim. Herkese, her yerde önerip durmama rağmen hâlâ daha bu kitabı insanlara anlatma hevesim içimde bulunuyor. Fazla uzatmadan kitabın içeriğinden bahsetmek istiyorum. Kitabımız adı asla verilmeyen ve R. şeklinde ifade edilen bir beyefendinin kendisine gelen mektubu okumasını içeriyor. Kitabın bir erkeğin mektup okumasından oluştuğunu söylesem de mektup tüm kitap boyunca devam ettiği için bir süre sonra iç dünyanızın gergin bir kadını hayalinde canlandırdığını hissedeceksiniz.
"Sana, beni asla tanımamış olan sana!" hitabıyla başlayan mektup bir genç kızın R. isimli baş kahramanımıza aşık olmasını ve tüm hayatı boyunca onun için yaşamasını anlatıyor. Okudukça gözlerinizin dolduğunu ve eğer duygusal bir insansanız arada bir duraksama gereği duyacağınızı hissedeceksiniz. Karşılıksız aşkın tüm benliğiyle hissedildiği, anlatımın "sen beni hiç tanımadın" cümleleriyle desteklendiği bu kitabın okuduktan sonra bile etkisinde kalacağınızdan emin olabilirsiniz. Ki eğer benim kadar duygusalsanız kitabı birçok kez okumadan duramayacaksınız.
Saatlerce övsem nafile. Yazdıkça, düşündükçe tekrar tekrar bu kitap için büyülenmeden duramıyorum.
Onca okumadan sonra hâlâ daha bütün bir ömür boyunca delicesine sevilmenin mi yoksa bir insanı tüm benliğiyle sevmenin mi güzel olduğuna hâlâ karar veremedim. Sevilmek de güzeldir elbette fakat sevmek başka, sevmek bambaşka...
Bu kitaba bu kadar bağlanmamın diğer bir sebebi de yorgun olduğum bir günün akşamı kitap okuyamayacak halde olduğumu fark edip kitapsız da duramayacağımı düşündüğümde YouTube'da rastladığım bir sesli kitaptı. Okuyan kadının günün yorgunluğuyla mı yoksa gerçekten duygusal okumasından mı bilmiyorum bahsedilen "bilinmeyen kadınla" bağdaşlaştırmam bana çok ilginç gelmişti. Birçok kez daha dinleyip, birçok kez daha o güzel kitaba dalmama rağmen hâlâ daha okuyan kadının kitabın tüm duygusunu hissettirmesi beni kitaba daha da bağladı. Bu sebeple o internet bağlantısını da bırakmadan geçmeyeceğim.
youtu.be/QLqFE97g-Ow
Bazı incelemelerde rastladığım gibi lütfen "okuyun, okutun..."