·136 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Aralık 2020 12:09 Sevgili Cengiz Aytmatov. Sen ne güzel ne özlü bir yazarsın.
Kitabı okurken resmen yaşadım o anları, Tolgonay oldum, Alima oldum, Bektaş oldum...
Sevinçlerine de acılarına da ortak etti beni yazarımız. Sade ama dehşet etkili. Aslında kitabı dün bitirmiştim ama henüz etkisinden çıkabilmiş değilim. İliklerime kadar hissettim yazılanları.
- Spoiler içerebilir belki ama belki de içermez-
Tolgonay ve Svankul aşkını okurken yüzümün gülümsemesi bir saniye gitmedi.'' Kaldı mı böyle aşklar?'' düşüncesi de beynimde dolanıp durdu. Öyle tatlı, içten ve samimilerdi ki..
Ve bu kitap bana Türk kadınının ne derece güçlü ve cevval olduğunu gösterdi. Evinin 4 erkeğini de kaybetmesine rağmen azminden, çalışmasından bir gram eksilmeyen Tolgonay, ne olursa olsun anasına destek olan Aliman. Kitaptaki şu cümleler de her şeyi özetliyor zaten : ''Kendi felaketimi, kendi acılarımı, halkın acılarıyla bir tutup, acıyı, açlığı, dondurucu soğukları paylaşıyordum köydeşlerimle. Ben bunun için dayanabildim, bunun için ayakta kalabildim. Başkaları için de dayanmam gerekiyordu. Öyle olmasa çoktan eriyip gider, toza toprağa karışmış olurdum.'' Sayfa-63
''Ama, zafer de gecikmesin artık, çabuk gelsin! Çabuk gelsin! Elbette yalnız benim dileğim değildi bu. Bütün halkın amacı, umudu, hayali bu idi. Bu yüzden de ben, her fedakarlığa, her güçlüğe katlanmaya hazırdım." Sayfa-65
Kitap biz Türk gençlerine özünü, nereden geldiğini hatırlatıyor.
Bu günlere nasıl geldiğini...
Ayrıca Türk dünyasından eserler okumak, özellikle kalitesi arşa çıkmış yazarları okumak göğsümü kabartıyor.
Bizi bu güzel eserle buluşturduğu için Ötüken yayınevi ve oldukça güzel çevirisi için Refik Özdek'e teşekkürlerimi iletiyorum.
Israrla okumanızı öneririm.
Keyifli okumalar (: