Okumak kolaydı; oturarak ya da yatarak
oluyordu», diyor. «Yazmaya gelince, iş başka türlüydü. Çevremde gördüklerimi yazmam gerekliydi. insanlar, hayvanlar, taşlar ve bitkiler bile sanki bana «bizi onlara anlat» diyorlardı.))
iki bavulu üst üste koyarak bir çeşit masa, yapmaya , ya da büyük taşın üstüne bir dögme
koymaya çalıştı. Ama babası ccbu işe yaramaz şeyleri)) dışarı fırlatıp atıyordu. «Bu kaçık oğlan
bundan sonra ne yapacak, merak ediyorum ! )) diye bağırıyordu.
11
insanını kurtarmış ülkelerle insanını satan ülkelerin farkını anlatmaktan zor bir şey yok.
29
ihtiyaç ihtilal gibidir. Soğuk sıcak dinlemediği gibi ne zaman geleceği de belli olmaz.
42