·512 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Aralık 2020 03:27 Fakir bir Alman kızı ile zengin bir Yahudi oğlanın İkinci Dünya Savaşı Nazi Almanya’sındaki aşkı anlatılmış. Savaş zamanı filizlenen aşkla birlikte hem Alman vatandaşlarının hem de Yahudi vatandaşların çileli ömürleri de işlenmiş romana.
Hitler’i lider kabul edip onun peşine düşen Almanya, hem Ruslarla hem İngilizlerle hem de Amerikalılarla savaşa tutuşur. Genci yaşlısı tüm erkekler cepheye gönderilir. Geriye kalan kadınlar ve çocuklar sefalet içinde kıvranır.
Aynı zamanda Hitler, Yahudilerin tüm mal varlığına el koyar ve Yahudileri toplama kamplarına gönderir. Orada zor şartlar altında Almanya için çalışmak mecburiyetinde kalır Yahudiler. Alman SS subayları, bu kamplarda, Yahudiler içerisinden işe yarayabilecek olanları sağ tutup diğerlerini, genelde çocukları, ihtiyarları, zayıf ve hasta olanları, gaz odalarında öldürür. Bu arada bu gaz odalarında hastalıklı, sakat, zihinsel engelli Alman vatandaşlarını da öldürürler. Hitler’in amacı sarışın, mavi gözlü bir Alman Aryan ırkı yaratmak.
Olaylar roman kahramanı Cristine’nin gözünden anlatılıyor. Âşık olduğu İsaac’e kavuşmak için inanılmaz bir mücadele veren Cristine bu arada savaşın hem ailesine hem Almanya’ya hem de Yahudilere verdiği onulmaz yaraları anlatmış bir kadın gözüyle.
Yahudilere sempati duymuyorum fakat bu romandan sonra, ne de olsa onlar da insan ve eşref-i mahlukat olan insan toplama kamplarındaki gibi eziyetlere maruz kalmamalı diye düşünmeye başladım.