10/10
·192 syf.··
2020 74. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2020 11:03
1999 yılında almış olduğum bu kitabı 2020 Aralık'ında okumuş olmamım vardır elbet sebebi diyorum. O yüzden "Neden daha önce okumadım ki!" diye hayıflanmayacaksın kızım diye kendime telkinler veriyorum. Belki o zaman okusaydım okuyup bir kenara koyacaktım. Ama bugün okuduktan sonra ne yaptım? 1994 yılında basıma alınmış kitabı okurken, kim bu nadide kişilik, bu güzide sanatçı, hiçbir argo kelime, küfür kullanmadan, her türlü duygusunu geçirmeyi başarmış, bir iki satır dışında kadın erkek cinsiyetinin tamamen dışında salt insan olarak satırlar yazan, kitabın tamamını her yerde paylaşmak istediğim, keşke karşısında olsam da şimdi satır satır kendisiyle konuşsam dediğim müstesna sanatçı kimdir diye, meşhur arama motoruna "Reyman Eray" yazdıktan sonra, hakkında hiç ama neredeyse hiçbir bilgi bulunmaması gerçeğiyle yüzleştim bugün. Kitabı bitirene kadar sabrettim ve tüm cesaretimi toplayarak, hakkında bir A-4 sayfası kadar bile bilgi bulunmayan bu adam için hayatımda belki de hiç yapamayacağım bir şeyi yaptım. Bilgileri derledim toparladım ve Wikipedia'da hakkında bilgi paylaştım. Sonra gittim ekşi sözlüğe yazdım. Evet ben yaptım. İkisi de henüz yayınlanmadı. Yayınlandıklarında linkleri de yazımın altına ekleyeceğim. Şimdi burada yazıyorum. (17 Aralık 2020, saat 13:37) Keşke elimde olsa her yerde yazsam. Her yere izini bıraksam. 2006 yılında 64 yaşında hayata gözlerini kapamış Reyman Eray. Yüzlerce ünlü-ünsüz kişiye müzik konusunda eğitim vermiş, İçinde sözleri kendisine ait, dönemin hit şarkılarının da olduğu eserleri 500'den fazla kaset, plak, albüm de yer almış. Gençlik yıllarından beri çeşitli gazete ve dergilerde yazıları, makaleleri yayınlanmış, 50 bestesi TRT hafif müzik repertuarına alınmış, Devlet ve Şehir Tiyatrolarına bine yakın şarkı yazmış, ünlü gazeteler de gazetecilik yapmış. 60'lı-70'li-80'li yılların unutulmaz sanatçısı nasıl unutulmuştu. Nasıl hakkında hiç bir bilgi olmazdı. Nasıl sadece bir tane belli belirsiz sadece büstünü gösteren fotoğrafı olurdu. Ölümü nasıl sadece bir kaç mecra da haber olurdu. Google'da sadece 13 sayfada adı çıkan, onunda büyük çoğunluğu ünlü aktrist Ülkü Ülker'in 2016 yılında ölüm haberinin altında, "ünlü sanatçı Reyman Eray'dan da eğitim almıştı" cümlesinin içine sıkıştırılmış ama çoğu sanatçının cv'sine büyük referans katan bu adamın nasıl hakkında hiç bir şey olmazdı. Bilemiyorum.. Ama ben 2020 yılında bu günceyi okuyup, "bir güncesinin okunacağını, hep anılacağını düşünen bu adama birilerinin yapması gereken ama ihmal edilmiş şeyi yapıp, dünyaya onunla ilgili bir kaç tane daha iz bırakmış olmanın minik mutluluğunu yaşıyorum. Çok görmeyin. Kitaba gelince, yazarın Temmuz 1981 yılı ile Eylül 1983 yılları arasında, "Delirten Hastalık" olarak bilinen Trigeminus Nevraljisi hastalığıyla beraber geçirdiği kısa dönemini içeren güncelerinden oluşuyor. Tabi bu kadarla sınırlı değil. Öyle olsa bugün burada bu kadar çırpınmazdım sanırım. Yazdıklarına bakılırsa başka günlükleri de varmış ama nasıl hiç olduklarını düşündükçe içim acıyor. Sayısız plak koleksiyonu ve kişisel eşyalarını kimin çöpe attığını bile merak ettim. Ya da akbabalar gibi kimler üşüştü acaba üstüne. Zira sanatçı hayata yalnız gelip yalnız ölmüş. Kitaba başlarken, bitirdikten sonra her güncede olduğu gibi kollarımın arasına alıp uzun uzun düşüneceğimden emindim ama o küçük naif sanat dolu, sevgi dolu günlüğün beni bu derece duygu karmaşasına sokacağını asla tahmin etmezdim. Söylemek istediğim ama kelimelerimin yetersiz kaldığını düşündüğüm ve de çok uzattığım için içimde sakladığım onca cümlemle beraber, iyi ki bu kitabı yayınlatmışsın Sevgili Reyman diyorum. Son olarak ekşi sözlükte kendisi ile ilgili bilgi girişi yapılan iki yazıdan birinin son cümlesiyle sözlerime son veriyorum. "...sonradan öğrendiğime göre o dönemler hastalığı iyice azmış. Sonra da sessiz sedasız, kalbi kırık, bir yerlerde ölmüş. Sistemin kepazeliğine ayak uydurmayıp çemberin dışında kalan pek çok kaliteli sanat insanı gibi. İyi insandı Reyman abi, güzel insandı. Yüzüne bakınca anlardınız bunu."
Yaptım.. Çünkü Onu Seviyordum...Reyman Eray · Star Yaprak Yayıncılık · 19941 okunma
·
49 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Seçil Yardım Örengül
Gönderi Sahibi
Sanatçının biyografi bilgileri ile fotoğrafının düzenlenip eklenmesi hususundaki talebimi destekleyip, günceleyen 1000Kitap ekibine çok teşekkür ederim. Sevgili Reyman Eray burada senin de bir köşen var artık. Çok mutluyum.
Seçil Yardım Örengül
Gönderi Sahibi
Kitabın bir yerinde şöyle der. "Organizatörüm Hasan Şöhretler'in, beni birine tanıştırırken "Dünyanın en efendi çocuğu" tanımını kullanması, şiirsel bir "tat" verirdi bana... Sonraki yıllarda o "efendi"liğin bozulup, bozulmadığı yargısını sanat tarihçilerine (!) bırakıyorum..." Maalesef sanat tarihçileri seni unuttu Reyman... Maalesef bu isteğinin gerçekleşip gerçekleşmediğini asla bilemeyeceğim ben de...