Puan vermedi·84 syf.··Beğendi
· Modern Kapatılma : Totaliter Şeffaflık
Byung Chul han değerlendirmesini neo-foucaultyenlik çerçevesinde yapmak istiyorum. Foucault’daki fiziki kapatılma mekanlarının yerini Chul han’da dijital çağın sınırsız iletişim vaad eden mekanları alıyor.
Dijital çağ da herkesin hem kullanıcı hem de içerik sağlayıcı olarak yer aldığı platformların geliştiğini görüyoruz. Bu platformlar birer içerik sağlayıcı olarak bize ciddi bir özgürlük ve sınırları belirsiz bir iletişim alanı sunmaktalar. Ancak bu sınırsız iletişim ortamı bir tüketim toplumunda sınırsız sergiye dönüşüyor. Dijital platformlar bireylerin bütün varlıklarını sergiledikleri birer teşhir alanı yaratıyorlar ve bu teşhirin ortaya çıkardığı pornografi toplumu kaçınılmaz olarak ortaya çıkıyor. Dijital platformlardaki her profil bize müthiş bir enformasyon sağlıyor. Bu enformasyon bilginin bilgilik değerinde de bir tartışma ortamı yaratıyor.
Her şeyin bu kadar teşhir edildiği bir dünya da şeffaf olmamak bir toplum dışı edilme sebebi doğuruyor. Ve eğer toplum içinde kalmak istiyorsan teşhirde yerini alman gerekiyor. Şeffaflık bir totaliter şiddet aracına dönüşmüş durumda. Foucault’da gördüğümüz normal dışının kapatılması dijital çağda şeffaf olmayanların kapatılması olarak karşımıza çıkıyor.
Serginin bir varoluş ölçütüne dönüştüğü toplumda değer ölçüleri de en gösterişli eşyalara sahip olanlar lehine işlemekte. Aslında bu noktada Guy Debord’un Gösteri Toplumu ile bir bağlantı kurmak hiç de yersiz olmayacaktır. Gösteri sahnesinde varolmak için varolduğumuz herşeyi sergilemem lazım sergilememek bir eksiklik hali olarak algılanıyor. Meta dışı hiçbir anlama yer verilmeyen bir gösteri hali.
Halbuki unutulmamalı ki güzel gizin arkasında olandır. Şeffaflık gizle beraber estetik ile güzele de son vermektedir. Her şeyin apaçık olduğu bir noktada estetik kaygıdan bahsedilemez. Estetik kaygının yokluğu ise sanatsal üretimden yoksun bir makineleşmenin habercisidir..