.
Yok ben buralarda kocayacağım. Uzun Saylar’daki [yapılacak olan] bahçeler arasında dolaşacağım. Yetişmiş öğrencilerimle bağbozumlarında üzüm kıracağım. Gençlerin bolluk türkülerini, sevgi türkülerini dinleyeceğim. İşini başarmış bir insanın son günlerini burda yaşayacağım. (Sf.74)
[Köylü, kaybolan öğretmen için]
“Ağaçları severdi. Bahçelerde ağkurdu keselerini toplatır, yaktırırdı. Ahlatları aşılatırdı. Kız çocuklarına kadar o işi belletirdi. Uzun Saylar [Kıracı’n] ı gömgök yapalım derdi...”
“Candı...!”
“Can adamdı...!”
“Yaz kış burda otururdu. Şehirde pazarda gözü yoktu. ‘Git şehirlere, caddelerde yürü’ desen, ‘Damalı’nın suyu mu çıkmış? derdi. Ne laflar bilirdi.” (Sf.125)
.