Halil Cibran'ın Aforizmalar adlı kitabı olmasına rağmen, Kum ve Köpük de bir nevi o fıtratta yazılmış ve okudukça aydınlanmalar yaşıyorsunuz.
Kafka'nın Aforizmalar kitabı en bilindiklerindendir. Onu okurken Franz Kafka 'nın iç dünyasında ne yaşadı da bu aforizmalar ortaya çıktı diyorsunuz... Fakat Kum ve Köpük de tam bir başucu kitabı havası aldım.
Bir günde bile okunulcak olmasına rağmen, zamana yayılarak her bir deyişte bir anlam yüklenmeli hayata, insana ve kendi varlığına dair.
İnsanı anlamak onu çözmek zordur, biz ki kendimiz dahi zamanla değişirken bugün ağladığımıza yarın gülme ihtimali ile uyanacakken, bu anlayışın arayışı içinde olmak nedendir?!
"Hiç kimseyi onun hakkında bildiklerinin ötesinde yargılayamazsın. "
Kitabın tüm insanlığa dair net deyişi budur diye düşünüyorum, ne biliyorsak onu konuşuyoruz ve yahut tahminler üzre yargılıyoruz. Amma lakin bilmediklerini kimseye dikte edemez ve onu yargılayamazsın... Biz tam da bilmediklerimizden ibaretiz aslında.....