Mevlana’dan, mitolojiden bilge sözler ve hikayeler iliştirilmiş, bilindik bir Türk filmi kıvamında aşk romanı . Nörobilim üzerine bilgilerde üzerine tuz biber olmuş. Bir de hatırı sayılır yazar, şair ve film ismi de geçince entelektüel yükü ağır bir izlenimi verilmeye çalışılmış lakin oldukça sığ bir kitap olmuş. Sözde feminist bir dille yazılmış ama kadın alttan alta hep aşağılanmış, kadın aşık olduğunda nasıl salaklaşır, nasıl kul köle olur, nasıl onca aşağılanmaya rağmen sevmeye devam eder üzerinden uzun methiyeler düzülmüş. Bir önceki okuduğum kitap biraz yorucu olduğu için, kafam boşalsın diye okudum ama dolu kalsa daha iyiydi diye düşünüyorum. Peki sevmediysen niye okudun kardeşim diye soruyorsanız cevap çok basit: Ayşegül Koçabıçak’ın bundan önce yazdığı üç hikaye kitabını okudum ve çok sevmiştim ona binaen bu kitabı da severim ümidiyle başladım. Anlaşılan yazar hikayecilikteki başarısını roman yazarlığında pek de gösterememiş.