Puan vermedi·106 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Aralık 2020 23:58 İnsan etkisi şehirlerle sınırlı değil, yabanı da değiştiriyoruz.
WWF-Türkiye yaban hayatı uzmanı veteriner hekim Ahmet Emre
Kütükçü’nün Atlas için hazırladığı av raporu, bu etkiyi somut
örnekleriyle ortaya koyuyor. Örneğin, topraklarımızda yaşaması
gereken karaca sayısı 600 bin iken, bu nüfus yalnızca 15 bin. Yani
yüzde 97.5’lik dramatik bir popülasyon kaybı söz konusu. Buna
rağmen, izinlerini tamamlamış bir avcı 1250 TL ödeyerek karaca
vurabiliyor. Bu ürkek canlı, türümüzden öyle korkar halde ki,
normal şartlarda orman sınırında yaşamasına rağmen artık
sadece ormanların derinliklerinde görülebiliyor. “Tek bir karaca
görebilmek için günlerce ormanda dolaşmanız gerekebilir” diyor Kütükçü.
Ancak doğa sert bir öğretmen. Yaban hayatının sınırlarını ihlal etmemizin
diyetini bize koronavirüs salgınıyla ödetiyor.
Bu öğretmenin en sert yüzünü son olarak İzmir’de gördük.
Yaşadığımız coğrafya milyonlarca yıldır Yer’in hareketleriyle
şekillendi, şekillenmeye devam edecek. Faylar, Anadolu’yu
sıkıştırarak saat yönünün tersine döndürmeye devam
ediyor. Burası, bir deprem ülkesi. Tıpkı antikçağda olduğu
gibi, şehirlerimizi ve köylerimizi aktif fayların üzerlerine ve
yakınlarına inşa ettik. Çünkü bu bölgeler insan yaşamı için
elverişli. Türkiye Deprem Atlası ekimize imza atan Doç. Dr.
Yıldırım Güngör’ün de tekrar tekrar söylediği gibi deprem
“yağmur gibi, kar gibi” bir doğa olayı ve tek korunma yöntemi
sağlıklı mühendislik hizmeti.