Gönderi

8/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2020 02:30
Artık belli yaşlara gelen Jakupi ile Rüya’nın internetteki bir tanışma sitesinde birbirlerini bulmaları ve birlikte bir ömür geçirebilir miyiz, sorusuna yanıt aramalarını konu alan bir roman. Jakupi Rüya’yı gördüğü anda kararını olumlu anlamda vermişti fakat Rüya’nın bazı şüpheleri vardı kadınlık içgüdüsü ile karışık. Romandaki olayları anlatarak süprizbozan vermek istemiyorum lakin bir iki konuya değinmeden edemeyeceğim. İlki yazarımızın, Jakupi’nin ağzından konuşarak, çokça roman okuduğunu romanlardan aldığı cümleleri roman içinde kullanmasıyla bizlere göstermesi. Bu cümleleri olayların akışıyla yoğurması bence büyük bir başarı. İkincisi, olaylar İstanbul’da geçiyor. Yazarımızın İstanbul’u tarihiyle ve coğrafi yapısıyla çok iyi bildiğini hem roman içerisindeki küçük hikayelerden ki ben bu hikayelere bayıldım hem de roman kahramanlarının gözünden anlayabiliyoruz. İstanbul’u çok seven İstanbullu bir yazarımız var karşımızda. Üçüncü olarak da biraz önce belirttiğim gibi bu romanda en beğendiğim bölümler, bazen Jakupi’nin Rüya’ya anlattığı bazen de Rüya’nın Jakupi’nin dosyalarını gizlice karıştırırken bulduğu Jakupi’nin herkesten gizlediği hikayeler. Romanın ilk bölümlerini okurken Jakupi’nin kendine ördüğü hayatı çok beğendim, zira böyle bir ömür gerçekten herkesin isteyebileceği türden. Sayfalar çoğaldıkça aklımdaki sorular da çoğalmaya başladı: İyi de nereye kadar? Rüya, mutlu olmayı istiyor, mutluluğu Jakupi ile bulur muyum düşüncesinde? Eski yaşadıkları kendisine çelme takmaya çalışsa da Jakupi’ye bir şans vermeli miydi acaba? Romanda karakterler, içine düştükleri aşk mı tutku mu sorusuna cevap ararken ben, İstanbul tarihinin anlatıldığı bölümlerle resmen bilgiyle doydum, bu bölümlerden çok da keyif aldım. Mesela Ayasofya’nın yapılış hikayesi beni buradan aldı yüzyıllar ötesine taşıdı. Kumruların çınar ağacına anlattıklarını ise sanki kendi kulaklarımla duyar gibi oldum. Romanın sonu hakkında tahminlerde bulunmaya başlamıştım ve tahminlerim yanıltmadı beni. Tabii bundan bahsetmeyeceğim. Her biri farklı isimlerden oluşmuş bölümlerin bulunduğu iki yüz on bir sayfalık bu romanı beğenerek okudum. Romandan yaptığım alıntı cümlelerini buraya iliştiriyorum ve Çiğdem Tan’a, hem bu güzel romanı yazdığı için hem de bu romanı imzalı olarak bana hediye gönderdiği için çok teşekkür ediyorum. * Önce gonca desenli, su yeşili perdeleri sonra da panjuru kapatarak aydınlığı dış dünyaya hapsetti... * Hiç kimse, bir gün ecelini beklemeksizin ölmesi gerekebilecek kadar büyük yükler altına girmemeli. * Etrafta bazı insanlar var ki bırakın zengin ya da mutlu olma şansı yakalamayı, sırf başkaları onların kederli yaşamını görüp hâline şükretsin diye dünyaya gönderildiklerini düşünürüm. * Hayaller hep kırılmak için miydi? * Bir şeylerin açıklamasını bulamamış olmak, onların var olmadığı anlamına gelmezdi. * Umutsuzluğa kapılmış birinin kendine duyduğu inancı tazelemek; geleceğe yapılacak en kârlı yatırım, insanlığa ise verilebilecek en güzel hediyedir.
Edebiyat
JakupiÇiğdem Tan · Cinius Yayınları · 20026 okunma
·
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.