Puan vermedi·505 syf.····Okunma: 20 Aralık 2020 11:55 Bulgakov'un yaşamının son günlerine dek üzerinde çalıştığı, bununla beraber bitmiş ama yine de son noktası konulamamış bir eser, Usta ve Margarita. Yazarın ölümünden yıllar sonra ancak sansürlenmiş ve kısaltılmış haliyle yayımlanabilmiş kitap. İlk sansürsüz baskısı ise, yazılmasından 33 yıl sonrayı, 1973'ü bulmuş. Kitaba bu son noktanın konulamaması, düzeltmelerin yapılamaması hikayedeki bazı noktalarda çelişkilere, tekrarlara sebep olmuştu ne yazık ki. Ancak, yazarın kendi deyimiyle 'tabuta kadar' çalıştığı bu kitabının yaratılış sürecinden kalan özgün izler denilebilir bunlara. Stalin rejiminin en karanlık günlerinde yazılan kitap, Sovyet Rusya'sına getirilmiş önemli bir hiciv. Profesör Woland olarak karşımıza çıkan iyi giyimli, yabancı görünümlü beyefendi aslında şeytanın ta kendisi ve şehre gelişiyle birbirinden garip olaylar yaşanmaya başlıyor. Bir yandan da Yahudiye Valisi Pontius Pilatus ile Ha Nostri'nin hikayesi karşımıza çıkıyor. Birbirinden farklı mekanlara, olaylar etrafında şekillenen birden fazla karaktere yer veren yazar, bu bakımdan okunmayı fazlasıyla zorlaştırıyor. Aynı zamanda, Sovyet Rusya'sına getirdiği eleştiri, tarihi olaylara yaptığı atıflar da okumayı zorlaştıran, durup araştırmayı gerektiren noktalar. Bu açılardan okuması oldukça zorlu, üzerine düşünülmesi gereken bir eser. Ancak yazarın hayalgücüne, kalemine hayran olmamak da mümkün değil.