Puan vermedi·128 syf.····Okunma: 22 Aralık 2020 13:38 Sabahattin Ali'yi ne zaman okusam biraz da bencillikle hüzünlenirim daha fazla eser meydana getirecek zaman bulamadığı için. "Acaba ara mı versem, yavaş yavaş mı okusam?" diye düşünürüm. Ana dilinde okuyabildiğim ve genelde anlattığı taşra hayatının bir kenarından tutabildiğim için şanslı addederim kendimi. Keşke ölüm onu bu kadar erken bulmasaydı da daha fazla bakabilseydi bu hayata, gördüğünü gönlü etkileyecek bir gözleme çeviren gözleriyle...Öncelikle bu eser de diğer eserleri gibi kalemiyle kendine hayran bırakıyor. Betimlemeleri ve benzetmeleri o kadar içine işliyor ki insanın ne anlattığından uzaklaşıp nasıl anlattığına yoğunlaşmak durumunda kalıyorsunuz. Her biri içinizde farklı bir yeri titreten aşk, yoksulluk, köy, memuriyet, temalı eserlerden oluşan on üç öykü. Ülkemizin insanının ne olduğunu, belki gözümüzün önünde duran göremediğimiz gerçekleri fark ettiriyor bizlere.