·352 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Ocak 2019 23:20 Yaptığınız her hareketin, gittiğiniz her yerin ve hatta düşündüğünüz her şeyin başkaları tarafından takip edildiğini ve bilindiğini düşünün. Öyle ki tek bir bakışmaya, en ufak bir bilinçli seçime hasretsiniz. George Orwell’in 1984’ü en ağırından gerçek bir kâbus ve bir distopya. Üstelik bu kadar uç olmasa bile kendi hayatımızdan parçalar bulabileceğimiz bir kitap. Biz farkında olmadan hayatımıza dayatılan normlar, giydiğimiz kıyafetlerden gittiğimiz yerlere kadar başkalarının güzel ve doğru gördüğü şeyleri yapmamız. Sosyal medyanın kullanımı vs birçok örnek verebiliriz bunun hakkında. Güzellik algısı gibi kişisel olan bir bakış açısının dahi başkalarının beğeni ölçütlerine göre karar verilmesi, bizi sınırlayan her şey ve belki de akıbetimiz. Üstelik bunun sonunda mutluluk yok, sonunda ise bütün renklerin kaybolduğu kapkaranlık bir alışkanlık var sadece. George Orwell’in 1984’ü sizi nefessiz bırakacak kadar korkunç ve gerçek olması hiçte olasılıksız olmayan bir distopya örneği ve kişisel görüşüm olarak da en iyisi. Yazım diliyle birlikte sizi içine çekecek ve o dehşeti hissedeceksiniz. Kesinlikle okunması gereken ve şöhretini hak eden nadir kitaplardan. Tavsiye ediyorum.